Romanya’ya Yunanistan üzerinden gelirken İpsala sınır kapısında tam 6 saat bekledik. Bu 6 saatlik zamanın büyük bir kısmı Türkiye tarafında geçti.
Kapı küçük ama, ne o Türk plakalın arabaların çoğunluğu ve yoğunluğu?
Hemen hemen Türkiye’nin her vilayetinden plakalı araçlar adeta Yunanistan’ı işgale giden ordu gibiydi.
Her tarafı cennet gibi vatanımızdan bir kaç günlük tatil yapabilmek için adeta cehennem sıcağında hem de araç içinde Yunanistan’a girmek için beklenir mi?
Evet beklenirmiş demekki.
Yunanistan’a girer girmez arkalı önlü, sağlı sollu Türk plakalı arabalar yarış pistindelermiş gibi adeta asfaltı ağlatır misali yanımdan vızır vızır geçişlerine baktıkça bizim Türk kara yollarımdaymış gibi hissettim kendimi.
KAVALA’da bir gün mola verdikten sonra THASOS yani TAŞOZ’a gitmek için arabalı vapura geldiğimizde bizimkiler yine çoğunluktaydı.
Fakat bu defa Romanya plakalı araçlar da bizimkileri aratmadı.
Nerdeyse Yunan plakalı araçlar yok denecek kadar azdı.
TAŞOZ’a geldiğimizde ise o cennet adanın her köşesinde yine Türk ve Romen plakalı yüzlerce aracı görmeye devam edince ‘’Türkiye'demiyim, Romanya'damıyım?’’ diye kendimi sorguladım.
TAŞOZ’da kaldığımız 5 gün içinde Türkiye’de mi Romanya’da mı yoksa Yunanistan’da mı olduğumu
anlayamadan denizi ile o harika Yunan Restaurantlarının zengin ve nefis yemek lezzetleri ile gerçekten unutamayacağımız bir tatil geçirdik ailecek.
Adanın istisnasız her otelinde, dükkanlarında ve restaurantlarında Türkçe ve Romence menüler asılı olduğu halde hizmet veren çalışanlar ile ana dilinizde sipariş bile verip anlaşabiliyorunuz.
Yani özetle Türkiye'de miydim, Romanya'da mıydım yoksa Yunanistan’da mıydım anlayamadım.
Hele hele lokantalarda lezzetin ve huzurun dışında menüdeki fiyatlar ise yüz güldüren cinstendir.
Bir porsiyon balık söylüyorsunuz, ama gelen tabak iki kişinin doyacağı kadar çok.
Durum bu. En iyisi TAŞOZ’a gitmeyenlere tavsiyem gidiniz ve yerinde görünüz.
Hele son gece dağın tepesinde otantik bir dekoru olan hınca hınç dolu tavernada Grek müziğinin sesi hala kulağımda, yemeklerinin lezzeti ise damaklarımda kaldı.
Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, Romanya'daki Türklerin sesi yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak
gösterilmesi zorunludur.
Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır.
Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.
Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Çerez Tercihleriniz
Sitemizin çalışması için zorunlu çerezleri kullanıyoruz. İzin verirseniz
ziyaret istatistikleri ve ilgi alanınıza uygun reklam gösterimi için de
çerez kullanmak istiyoruz. Tercihinizi dilediğiniz zaman
Çerez Ayarları'ndan değiştirebilirsiniz.
Ayrıntı için Çerez Politikası ve Aydınlatma Metni.
Zorunlu Çerezler
Oturum, güvenlik ve tercihlerinizin hatırlanması için gereklidir. Bu çerezler olmadan site çalışmaz, bu yüzden kapatılamaz.
Analitik Çerezler
Hangi haberlerin okunduğunu ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamamızı sağlar. Toplu istatistik üretilir, kimliğiniz tespit edilmez.
Reklam Çerezleri
Reklamların ilgi alanınıza uygun seçilmesi ve aynı reklamın tekrar tekrar gösterilmemesi için kullanılır.