GÜNCEL
Giriş Tarihi : 01-06-2020 20:56   Güncelleme : 01-06-2020 20:56

“El dezenfektanı üretiyoruz”

MADO Romanya sahibi İbrahim GÜNBEYİ: “Krizden en çok biz etkilendik ama paniklemedik”

“El dezenfektanı üretiyoruz”

Türkiye’nin bir zamanlar meşhur dondurma sonradan da Cafe-pastahane markası olan MADO, yıllara önce Romanya’ya gelmişti.
   Çok da popüler olmuştu Bükreş’teki yerinde
   Dondurma ve tatlı çeşitleriyle ün salmış MADO’nun Romanya’daki Genel Müdürü de MADO’nun ortaklarından ŞİŞLİ’nin efsane Belediye Başkanı diye anılan Mustafa SARIGÜL’ün yeğeni İbrahim GÜNBEYİ vardı.
   Çok da gençti.
   İbrahim GÜNBEYİ, o genç yaşında bir yabancı ülkede dev gibi koca bir markayı sırtlamıştı.
   Bu genç yönetici aynen dayısı Mustafa SARIGÜL gibi gece gündüz kendisini işine verdi.
   Daha sonra Türkiye’den gıda getirmenin zorlukları ve yoruculuğuyla karşılaştı MADO.
   Türkiye’deki Ortaklar da o eski MADO’dan elini ayağını çekince İbrahim GÜNBEY tek başına kaldı.
   Yalnız kalınca da MADO’nun hem patronu, hem Genel Müdürü ve hem de işçisiydi.
   Çalışkanlık ve zekası adeta bir de üstene başarılı olma azmi eklenince İbrahim’in MADO’su şimdilerde yüzlerce çalışanı ve danışmanları ile tam bir kurumsal yapıya ulaştı.
   İlerki sayılarımızda MADO’nun ticari ve kurumsal yapısının nasıl işlediğinden daha fazla bilgi aktaracağım.
   Ama 3 aya yakın zamandır tüm dünyanın mücadele ettiği CORONAVİRÜS belası sürecinde herkesin ekonomik krizden şikayetçi olduğu bir dönemde İbrahim GÜNBEYİ bu yaşanan krizi adeta fırsata çevirdi.
   Çünkü aylarca ne restaurantlar ne AVM’ler açık değildi.
   MADO’nun tüm Romanya’daki fastfood Restaurant zinciri olan iş yerleri kapalıydı. MADO kapalıydı ama, yüzlerce çalışanı vardı. Ödenecek yüz binlerce avro masrafı vardı.
   En önemli bir de CORONAVİRÜS sonrası hayat vardı. Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktı.
   İşte bu süreçte İbrahim GÜNBEYİ yine, yeni, yeniden ne yapılabilirdi onu düşünmeye başladı.
   İsterseniz ne düşündüğünü ben yazmayayım. İbrahim GÜNBEYİ anlatsın:
   “Covid 19 krizinden en ağır etkilenen bizim şirketimiz oldu ama biz paniklemedik ve yöneticilerimizle hergün normal işe gelir gibi merkezimizde buluşup çözüm aramaya çalıştık. İşçi yükümüz çok  ağır. AVM’lerdeki sirkülasyonun düşeceğini öngörerek bir çözüm düşünmeye başladık çünkü bizim bütün şubeler AVM’de idi. Bu büyük bir dezavantaja dönüştü, işçileri işten atmak çözüm değildi bize göre. Bu sebeple ilk aklımıza gelen cadde üstü bir şube açmak gerekirse ileride bu yönde şubeleri büyütmek gibi bir düşünceyle küçük ama çok kalabalık yaya trafiğinin olduğu Uniri meyadanında bir yer kiraladık. 1 Haziran’da açmayı planlıyoruz. Oturma alanı çok az, daha çok paket satın alınabilecek bir şube bu. Ama bir de bütün iş yerlerimizin bir anda kapanması bizim ikinci bir sektörde de bir ticaretimizin olması gereğini bize hatırlattı. Çok çeşitli öneriler oldu, fikirler aklımıza geldi ama biz yine yüzde yüz kendi ürünümüz, kontrolü bizde olan kendi imalatımız bir üründe karar kıldık. El dezenfektan jelleri. Şimdi ne alaka diyebilirsiniz ama dediğim gibi bu ürünü artık ben bütün şubelerimde kullanmak zorundayım. Benim için büyük ihtiyaç zaten. Tabiki ticaretini de düşünerek bu ürünün gıda gibi vazgeçilemez bir ürün olduğunu görerek bu işe ağılık verdim. Tabiki bu yeni bir iş dalı ben bu işe karar kıldığımda yine bu sektörde üretim yapan yakın arkadaşımın çok buyuk desteğini aldım. Hatta sektörde çok yeni de değilim. 2014 yılında bu arkadaşımın parfümlerini getirip sattım ama beklediğim gibi bir sirkülasyon olmadı. Bu işi düşünmemde bu arkadaşımında büyük katkısı ve yönlendirmesi oldu. Zaten bu ürünü üretiyordu kendisi ama gönderemiyordu bürokrasinin çokluğundan dolayı. Fabrika binasını geleceğe dönük daha büyük kapasiteli düşündüğümüz için hiç kullanmadığım, ileride değişik ürünler için kullanacağım bir bölüm vardı. Tamda da uydu bu iş için ve jeller artık bizimde mecburen bütün şubelerimizde kullanacağımız bir ürün artık bunula ilgili çalışmalara başladık. Yine kimyacımızı bulduk, testlere başladık ve ürünümüz hazır. Haziran’dan itibaren ürünümüzü piyasaya çıkarma planımız var. Ekmek aslanın ağzında. Bu sebeple kendimizi devamlı geliştirmek ana presibimiz bizim. Çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bu krizi bizim için bir tecrübeye dönüştürmek en büyük hedefimiz.”