Advert

Prensleri ve bankacıları kendisine hayran bırakan Romen köyü: VİSCRİ

Garanti Bankası Romanya CEO’su Ufuk Tandoğan’ın kaleminden

Prensleri ve bankacıları kendisine hayran bırakan Romen köyü: VİSCRİ
Bu içerik 362 kez okundu.

Viscri, yaklaşık bin kişinin yaşamakta olduğu küçük bir köy. Transilvanya platosunda, Romanya'nın bir zenginliği olan Sighişoara şehrinin yakınında kurulmuş olup bir zamanlar tüm civar bölgenin Macaristan Krallığı'na ait olduğu bir dönemde, Alman etnik kökenli Transilvanya Sakson topluluğu tarafından inşa edilmiş bir yerleşim. Günümüzde Viscri, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde bulunan, Transilvanya'daki birkaç savunma amaçlı kiliseden birine ev sahipliği yapmakta.


   Seyahatlerim sırasında Romanya'nın en güzel ve en değerli bölümlerini ziyaret etmeye çalışıyorum. Bunu yaparken de oralarda yasayan yerel halkın gözü ile ülkeyi görmeye, kültür ve gelenekleri daha yakından tanımaya çalışıyorum. Romanya'nın belli başlı simgeleri son yıllarda oldukça dikkat çekmeye başladı. Bu durum, Viscri için de geçerli. Birleşik Krallık Prensi Charles'ın Viscri'ye olan ilgisinin ardından Viscri'nin durumu oldukça değişti ve adeta hayata geri döndü. Günümüzde, dünyanın dört bir yanından insanlar, Braşov'dan Sibiu'ya veya Sighişoara'ya giden yolun kenarındaki bu eski Transilvanya köyünün gizli güzelliğini keşfediyor, sayısız kültür festivali ve tarihi mekanlar için Transilvanya'nın kalbine daha fazla seyahat ediyor.


   Braşov'dan Sighişoara'ya giden yoldan bahsetmişken, Viscri'ye giden yol, geçmiş zamanların otantik bir anıtı gibi. Bu yol hakkında öğrendiğim ilginç bir gerçek, 10 yıl öncesine kadar, kendisine yalnızca kendi lokomotif araçlarıyla ulaşılabiliyor olması. Bu özellik Viscri'yi Romanya'nın en iyi korunan sırlarından biri haline getirmiş. Viscri'nin özgünlüğü, bu küçük yeri ziyaret etmeye karar veren herkes için, orada bulunmadan önce başlıyor. Braşov'u geçip Sighişoara'ya doğru yol alarak, Viscri'yi bünyesinde barındıran ve yine güzel bir ilçe olan Buneşti'ye ulaşmak için modern yollardan ayrılıp, küçük, kayalık, asfaltsız yollardan geçmek gerekiyor. 


   Köye ulaştığınızda, gördüğünüz sahne şaşkına çeviriyor. Muazzam bir yeşillik, eski binalar ve küçük sokaklar. Görülmesi gereken yerlerin başında Viscri müzesi geliyor. Müzede, dokuma ve işlemeli eski kıyafetler, köy seramiğinin yanı sıra dekore edilmiş mobilyalar ve el yapımı tarım aletleri sergileniyor. Sakson halkının hayatına dair bilgiler veriyor.


   Müzeyle birlikte Sakson Kilisesi, Viscri'nin başlıca turistik cazibe merkezlerinden. Adı, beyaz kilise anlamına gelen “Alman Weisse Kirche” den geliyor. Transilvanya'daki diğer kiliselerden farklı olarak, bu kilise Sekeller (Almanca: Szekler) nüfusu tarafından inşa edilmiş ve 1185 yılında Sakson sömürgecileri tarafından ele geçirilmiş. Tarihindeki bu benzersiz gerçek, çok farklı kültürlerin ve tarihi dönemlerin yapım üzerindeki etkisinin yalnızca bir parçası. Örneğin, ilginç bir özelliği gotik bir yapıya sahip olmasına karşın kilisenin düz bir tavana sahip olması. Kilisenin mihrabi 19. yüzyılda Rupea'dan J. Paukratz tarafından yaptırılmış. Kilisenin evrimindeki bir sonraki önemli adım ise 1970'lerde gerçekleştirilen ve kiliseyi bugünkü haline getiren büyük renovasyonlar olmuş. Bu yapının tüm tarihi öneminin yanı sıra, küçük, güzel ortaçağ köyü bağlamındaki bu güzel yerleşimi herkesin mutlaka ziyaret listesine eklemesini öneririm. 


   90'lı yılların sonunda, bölgedeki mesleki fırsatların eksikliği, iki belde sakinini Viscri Doğal Yün Çorap projesine başlatmış. Kadın köylüler tarafından yapılan çoraplar çoğunlukla gıda olmak üzere çeşitli ürünler karşılığında takas edilmiş. Kabul etmeliyim ki, bir bankacı olarak, modern bir toplumda takas ekonomisinin varlığı ilk bakışta biraz şaşırtıcı, ancak iki kişinin kendi köyü için nasıl bir ekonomi inşa ettiğini görünce ve çorap yapımında 125 kadar kadın çalışana ulaştığını öğrenince bu girişimin ne kadar takdir edilesi olduğunu anladım. Ayrıca, artık tam anlamıyla bir işletme haline gelmiş durumda ve Almanya'nın Naumburg kentindeki bir depoya gönderilerek, çorap, eldiven, şapka, süveter ve keçe terlik gibi 10.000 kadar ürün ülke çapında bir ağa satılmakta.


   Viscri sadece yatırımcıları ve turistleri cezbetmekle kalmıyor aynı zamanda kültür insanları için de harika bir yer. Haferland Haftası örneğin, kültürel mirasın teşvik edilmesi ve yerel geleneklerin yeniden canlandırılması amacıyla yapılan yıllık bir etkinlik. Burada, farklı geçmişi olan çok sayıda insan, halk oyunları, müzik, mutfak gelenekleri ya da filmler hakkında sunumlarını birbirine aktarmakta.


   Kendinizi bir anda bu festivalin benzersiz tecrübesine kaptırmış bulabilirsiniz. Çeşitli bölgelerin yerel mirasları hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyen herkese bu festivali kesinlikle tavsiye ederim. Viscri'ye yolunuz ne zaman düşer bilmem ama, bu seyahatin Romanya hakkında daha fazla şey keşfetmek istemenize neden olacağını garanti edebilirim.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Anchor’dan Bükreş’e yeni bir proje
Anchor’dan Bükreş’e yeni bir proje
Hesap hareketlerini herkes görecek
Hesap hareketlerini herkes görecek