Advert
Advert

Aman aman,Thedor Aman

Aman aman,Thedor Aman
Bu içerik 429 kez okundu.

Şimdi durup dururken ne bu, ne oluyor, hayırdır diyeceksiniz. Hayır, hayır.. beni bilen bilir, fırsatını hele boş zamanı bulunca ya bi yerlere kaçarım, ya da bulunduğum yeri keşfe çıkar, çevreyi, tarihi, insanları tanımaya çalışırım.
   Bugün yine epeydir gezi programım da olan Bükreş'teki  ünlü ressam Thedor Aman müzesini, Romen arkadaşlarıma gezdirirken, sanatçının eserlerinde ki birkaç detay nazar-ı dikkatimi celbetti. Bu vesileyle bu yazıyı sizlerle paylaşma gereğini duydum.
   Sizlere konumuzun baş karakteri olan sanatçıdan biraz bahsetmek istiyorum; Babası ''Aman'' takma adlı zengin bir Serdar olan Theodor Aman (Câmpulung 20 Mart 1831 - Bükreş, Ağustos 1891), Makedon asıllı, Romen ressam, grafikçi ve eğitimci bir sanat adamıdır. Theodor Aman kelimenin gerçek anlamıyla Romen güzel sanatlar ilk modern sanatçısıdır.
   Planlarını ve iç mekan detaylarını ve hatta mobilyalarının dizaynını bizzat Ressam Aman'ın çizdiği müze 1868 yılında tamamlanmış ve ölünceye dek konut ve atölye olarak ressama hizmet etmiştir. 1908 yılında Romanya'nın ilk sanat müzesi olarak hizmet vermeye başlayan müze, günümüzde de mimari yapısı, tarihi geçmişi ve içerisinde barındırdığı sanatsal eserleri ile insanlığa hizmet etmeye devam ediyor.
   Ben hayran hayran müzeyi gezerken, sanatçının eserlerindeki oryantal ve Osmanlı çizgiler dikkatimi çekti. Yapıtlarının birçoğu bizden, tarihimizden esinlenmiş, resme dökülmüştü. O merak için de müze görevlisi olan hanfendiye özellikle bu konu hakkında birkaç soru sordum. Görevli  bayan elinden geldiğince bana yardımcı olamaya çalıştı.
   Aldığım cevaplar ve sonradan yaptığım bazı araştırmalar neticesin de, resimlerde iyi  gözlem, yaşanmışlıklar ve de tarihin şahitliğinin yattığını öğrendim.
   Müzede ki eserler içerisinde birçok tarihi resmin yanısıra (yaşanılmış bir mekan olduğundan dolayı) Osmanlı motifli fincanlar, terlikler, vazolar, para cüzdanı ve fes gibi eşyalar sergilenmekte. Ayrıca yine çeşitli süs eşyalarının sergilendiği ağaçtan yapılma vitrin-dolabın üzerindeki çok ilginç ve güzel oyma desenler mevcut. Eğer bu dolabın üzerine alıcı ve dikkatli gözle bakacak olursanız, dolabın solunda bulunan oyma kadın silületinin bir Osmanlı Kadını, üst-sağ tarafta yorulmuş, dinlenen asker elbiseli kişinin de yine bir Osmanlı Askeri olduğunu farkedersiniz. Ama bana AMAN AMAN! dedirten asıl konu, dolabın en üst alın kısmına işlenmiş olan ''Osmanlı Mecidi'' sembolüydü. Bir yabancı ülkede, bir müze de, bir tarihi mobilya üzerinde tarihimizden önemli bir figürü görmek beni heecanlandırmıştı. İşte bu sembolün hikayesi;
   Ressam Thedor Aman, daha 23 yaşın da Paris’te iken hem maddi sebeblerden hem de tarih merakından çizmiş olduğu Oltenitsa Muharebesi, 1854 (Bătălia de la Oltenița, 1854 ) satmak için İstanbul’a gelir. O dönemde padişah olan Sultan Abdülmecit'i görebilmek ve eserlerini sunabilmek için, ikibuçuk ay beklemek zorunda kalır. Bu İstanbul’da kaldığı süre için de çizdiği ve istanbul'dan ayrıldıktan sonra çizeceği  bir çok resimi önce ruhuna sonra kafasına sonra da tuvaline  yerleştirir.
   Bir rivayete göre, bu uzun bekleme süresi Sultan Abdülaziz'in annesi, Sultan 2. Mahmud'un hanımı olan ve de Romen asıllı olan Valide Sultan Pertevniyal  hanımın yardımıyla son bulur ve Sultan'ın huzuruna kabul edilir. Sultan Abdülmecit tarafından beğenilen eserler, sanatçıya 20.000 lei olarak yol ve hizmet bedel parası ödenerek satın alınır ve ayrıca Ressam Aman Padişah tarafından Mecidi Nişanı ile ödüllendirilir.
   İşte müzede dolap üzerin de bu nişanın resmi işlenmiş. Maalesef nişanın aslının nerede olduğunu araştırma imkanım olamadı ,ama ögrenince ilave bilgi olarak geçeceğim.
Ressam Aman bu dolu dolu geçen İstanbul seyahatinden sonra Osmanlı - Rus savaşının devamını takip etmek için Kırım'a gider ve oradan birçok tarihi çizimlerle döner. Ressamın ayrıca, Türklerle Romenlerin S.George Adası Savaşı, Vlad Ţepeş ve Türk elçileri,Türkler Călugăreni, Türk haberciler ve Mihai Viteazul eserleri ünlüdür. 
   Taa bir buçuk asır önce yaşamış bir sanatçı ,sanat ve tarih.hepsi ne kadar da içiçe değil mi? Bir  sanatçı Romanya 'da doğuyor,o dönemin İmparatorluk başkentine ,İstanbul'a seyahat ediyor. Koskoca Sultan'ın huzuruna çıkıp, çizdiği, şahit olduğu eserini satıyor. Yüzelli yıl sonra bir Türk İstanbul'dan kalkıp  Romanya'ya geliyor, o detayı (Mecidi Nişanı) görüyor ve yazıyor. Sanatçı ve eseri ,insan ve eseri kolay kolay tarih olmuyor..Güzel olan ,insanlığa adanan herşey hep iyi anılıyor ve akılda kalıyor.
   İşte dostlar,bu çırak kardeşiniz olarak kaleme aldığım kısa notumu ,Alain'in sevdiğim bir özdeyişi ile sonlandırıyorum ; ''bütün sanatlarda insanı şaşırtan bir yan vardır' .. Olmalıdır da. 
Sağlıcakla Kalın.
Ercan Çölmekçi 

Not: Müze şehrin tam merkezinde, Calea Victoria ile Magheru caddesi arasında, Rosetti nr :8  Bükreş'te bulunmaktadır.
   Romanya'da bulunan ya da seyahat eden herkese müzeyi gezmelerini tavsiye ederim. Salı –Pazar saat 09:00 -17:00 arası açık olan müzenin giriş ücreti 5 ron yani 1,1 Eurodur.

 

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Romanya’da 15 TEMMUZ DEMOKRASİ VE MİLLİ BİRLİK GÜNÜ etkinlikleri
Romanya’da 15 TEMMUZ DEMOKRASİ VE MİLLİ BİRLİK GÜNÜ etkinlikleri
Bakan Laufer Büyükelçi Ertaş’ı kabul etti
Bakan Laufer Büyükelçi Ertaş’ı kabul etti