Kalyon İnşaat, 2023 Haziran ayında inşaatına başladığı Romanya’nın Karadeniz Kıyısı - Podişor Doğalgaz Boru Hattı projesinin zorlu aşamasını tamamladı.

Projenin 4 nehir geçişinin en uzunu olan 1815 metrelik Tuna Nehri geçişi 63 metre derinlikte ve 151 adet 12 metrelik borunun inşası ile gerçekleşti.

Kalyon İnşaat tarafından yapılan Karadeniz Kıyısı-Podişor Doğalgaz Boru Hattı projesi “Avrupa Birliği Ortak Fayda Projesi” listesinde yer alıyor. 500 milyon Euro yapım bedeli olan proje, Romanya’nın Karadeniz’de yer alan doğalgaz rezervlerinde yapacağı kapasite artırımı ile çıkaracağı ilave gaz kaynaklarını ülkenin iç kesimlerindeki bağlantı noktalarına ulaştırarak Avrupa Birliği ile Romanya’nın artan gaz ihtiyacının karşılanması ve enerji arz güvenliğinin sağlanması açısından önem taşıyor.

Murathan Kalyoncu: Tuna Nehri’ni aştık

Projenin en zorlu ve önemli aşaması olan Tuna Nehri geçişini başarıyla tamamladıklarını vurgulayan Kalyon İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Murathan Kalyoncu:

“Tuna Nehri, benim hatıralarımda Plevne Marşı olarak bildiğimiz kahramanlık marşının bir simgesi olarak yer alıyor. Bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz projelerle yerli ve milli bir şirket olarak ülkemizi uluslararası alanda gururla temsil ederek, bu projemizle de tıpkı Plevne Marşı’nda olduğu gibi bir kahramanlık hikayesi ortaya çıkarma gayretindeyiz. Avrupa’ya gaz iletiminde büyük rol oynayacak Karadeniz Kıyısı- Podişor Doğalgaz Boru Hattı projesinin en zorlu aşaması olan Tuna Nehri geçişini başarıyla tamamlamış olmak hepimiz için büyük bir gurur kaynağı. Bu aşamada en önemli jeolojik zorluk, yüksek bir sondaj kuyusu istikrarsızlığı riski oluşturan zemin koşullarının varlığıydı. Bu sorunlar için, uygulama öncesinde ek jeoteknik araştırmalar ve mühendislik iyileştirmeleri yapıldı.

Güçlü ekonomik, kültürel ve insani bağlara sahip olduğumuz Romanya’da gerçekleştirdiğimiz bu projenin Tuna Nehri geçişinde; boru güzergahında yaşanabilecek olası yeraltı çöküntülerini önlemek adına, daha stabil olan kireç taşı içerisinden geçecek şekilde dizayn çalışmalarını revize ettik. Derinliği 62,74 metreye indirdik. Projenin nehir geçişi, Avrupa’da yapılan en uzun HDD (yatay yönlü sondaj) nehir geçiş uygulamalarından biri olma özelliği taşıyor. HDD geçişlerinin başarıyla gerçekleştirilmesi, kazısız teknolojide önemli bir başarıya işaret ediyor. Zorlu zemin koşulları, özel olarak tasarlanmış çözümler ve büyük ölçekli ekipman mobilizasyonunun birleşimi, bu projeleri Avrupa'da dönüm noktası olan geçişler olarak ayırmaktadır.” dedi.

Kalyoncu sözlerine şöyle devam etti: “Karadeniz Kıyısı-Podişor Doğalgaz Boru Hattı projesi, bizim için ihale sürecinden bu yana büyük önem taşıyor. AB ihale kanunlarına göre yapılan ihaleyi; Avrupa'nın en büyük firmalarını geride bırakıp teknik olarak tam puan alarak kazandık. O günden bu yana da işinin ehli profesyonel ekiplerimizle, büyük bir titizlikle çalışmalarımızı sürdürüyor, projenin son fazını tamamlamış bulunuyoruz.”

PROJENİN ÖNE ÇIKAN DETAYLARI:

  • Toplam hat uzunluğu: 308 kilometre

  • Boru çapları: 48 inç ve 40 inç

  • Kapladığı güzergâh: Tuzla – Podişor arasında uzanıyor

  • Entegrasyon: Hat, Avrupa enerji güvenliğinin merkezinde yer alan BRUA enerji koridoruna (Bulgaristan-Romanya-Macaristan-Avusturya) bağlanacak

  • Kapsamlı altyapı çalışmaları:

    • 20 adet vana istasyonu

    • Enerji temini sistemleri

    • Katodik koruma altyapısı

    • Fiber optik haberleşme ağı

  • İstihdam: Projede yaklaşık 1.200 kişi görev aldı

  • Kapasite: Yıllık 12 milyar metreküpü aşkın doğalgaz taşıma kapasitesi

  • Kullanılan malzeme: Yaklaşık 100 bin ton çelik boru tedarik edildi

AB TARAFINDAN STRATEJİK GÖRÜLEN BİR YATIRIM

Karadeniz Kıyısı – Podişor Doğal Gaz Boru Hattı, Avrupa Komisyonu tarafından “Ortak Fayda Projesi” (PCI) olarak tanımlanıyor. Bu kapsamda proje; Avrupa enerji pazarının entegrasyonu, sürdürülebilir enerji altyapılarının kurulması ve arz güvenliğinin güçlendirilmesi gibi alanlarda öncü rol üstleniyor. Hem Romanya’nın iç tüketimine katkı sağlayacak hem de Avrupa’nın enerji arz çeşitliliğini artıracak bu hat, bölgesel ölçekte enerji dengelerini yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor.

Advert

Advert

Advert

Advert