İnsanoğlu yaratılışından itibaren başta barınma amacı olmak üzere sürekli inşaat faaliyetlerini yürütmüştür. İnsanlık var olduğu müddetçe sürekliliğini devam ettirecek nadir mesleklerden birisidir. Kendim de bir inşaatçı olarak yapıların özelliklerini ve detaylarını incelemek, araştırmak ve okumak en sevdiğim ilgi alanlarımın içerisindedir. Bugün araştırmalarım sonucunda sizlerle iki adet yapıyı paylaşacağım.

Mimari tarz bir yapının tarihsel, görsel, yapım yöntemi, yerel karakter gibi birçok konu da bizlere bilgi vermektedir. Günümüz de yapıların görsel güzelliği bizleri etkiler iken bazen bu görsellik bizleri yanıltabilmektedir. Bu yapılardan bir tanesi Romanya da bulunmaktadır. Dışarıdan baktığımız da bizlere camii veya mescit havası estiren bir yapının aslında bir ibadethane değil, yazlık bir ev olduğunu görmekteyiz.

Prens Barbu Ştirbey Villası

Romanya’nın Dobruca bölgesi Constanta (Köstence) şehrinin Mamaia yerleşkesinde bulunan villa dışarıdan bakıldığında Osmanlı ibadethanesi görüntüsünde iken gerçekte ise yazlık için yaptırılan bir sayfiye evi olduğudur. Yapının giriş kısmında taş levhada yapının bitiş yılı 1930 ve mimarı Mario Stoppa yazmaktadır. Mimar uzun yıllar Romanya’nın başka bölgelerinde de binalar inşa etmiş dönemin tanınan simalarındandır. Prens Barbu Ştirbey neden bu şekilde bir villa yaptırdığını araştırdığımızda aynı şekilde başka bir villanın daha olduğunu görmekteyiz. Diğer villa günümüzde Bulgaristan sınırları içerisinde Güney Dobruca bölgesi Balçık kasabasında karşımıza çıkmaktadır. 1924 yılında yaptırılan villa Romanya Kraliçesi Maria Alexandrina Victoria için yapılmıştır. Bu yapı da yine başka iki İtalyan mimar tarafından yapılmıştır. Kraliçenin Bahailik inancına olan merakı için bir minare yaptırdığı ve hemen yanına ise küçük bir şapel yaptırdığı bilinmektedir. Kraliçeyi örnek alan Prens Barbu ise aynı minareyi kendi villasına yaptırmıştır. Günümüzde aynı bölgede ama farklı ülkelerde olan Karadeniz sahilinde bulunan ikiz minareler belki de bizlere başka bir şey anlatmaktadır.

Kadir Murat Yalçın...

Advert

Advert

Advert

Advert