Türklerin islamiyeti kabul ettiğinden beri birçok devletin tarihinde Türk demek Müslüman demek olmuştur. Tarihte bir çok örnek vardır ki; başka dinlerden Müslümanlığa geçiş yapanları yazmıştır. Coğrafi yakınlık ve kültürel yakınlıktan dolayı Müslümanlıktan Hristiyanlığa geçiş yapan Türkler de olmuştur. Romanya toprakları içerisinde bu duruma örnek verilebilecek bazı vakalar mevcuttur. Pasărea Manastırı'ndaki (Bükreş yakınlarında) Rahip Viktor, Baba Victor (Părintele Victor) en bilinen Türk-Müslümanlıktan Türk-Hristiyanlığa geçme vakasıdır.
İşte bu konuyla ilgili öne çıkan detaylar:
Rahip Viktor (Eski Osmanlı Subayı): 19. yüzyılda Osmanlı ordusunda görev yaparken esir düşen veya kendi isteğiyle saf değiştiren bir Türk subayı olduğu rivayet edilir. Hristiyanlığı seçip "Victor" adını almış ve ömrünü Pasărea Manastırı’nda bir keşiş olarak tamamlamıştır. Mezarı manastır mezarlığında yer alır ve yerel halk arasında "Türk Keşiş" olarak hürmet görür. Gerçek ismine tarihi vesikalarda rastlanmaması vaftiz sonrası yeni ismi ile anılmasından dolayı olduğunu düşünüyorum.
Keşiş Nektarie (Coșlogeni) Călugărul Turc (Türk Keşiş) : Bir diğer örnek ise Călărași bölgesindeki Coșlogeni Manastırı civarında anlatılan hikayelerdir. Burada da Osmanlı döneminden kalan, sonradan Hristiyan olmuş ve münzevi bir hayat sürmüş "Türk asıllı kutsal kişiler"den bahsedilir.
Agapia ve Varatec Manastırları: Moldova bölgesindeki bu büyük kadın manastırlarının eski kayıtlarında da, savaşlar sırasında esir alınan ve sonradan vaftiz edilerek manastır hizmetine giren "Türk kökenli" kişilerin izlerine rastlanır. Ancak bu kişilerin çoğu zamanla Rumen isimleri aldıkları için kimlikleri sadece manastır arşivlerindeki "yeni vaftiz olmuş" (neofit) kayıtlarından takip edilebilir.
Bu kişiler genellikle birer "Aziz" olarak resmen kanonize edilmeseler de, halk nezdinde İslam'dan Hristiyanlığa geçişleri büyük bir manevi zafer olarak görüldüğü için mezarları "mübarek birer makam" muamelesi görür. Rumen etnologlar, manastır hayatına giren "yabancılar" (neofitler) üzerine yaptıkları çalışmalarda, savaş esirlerinin vaftiz edilerek manastırlara sığınmasını "manevi fetih" olarak nitelendirirler.
Bu geçişler sadece dini bir tercih değil, bazen savaşın getirdiği travmalardan kaçış, bazen de bir esirin hayatta kalma ve yerel toplumla bütünleşme çabasının kutsal bir sessizliğe bürünmesidir.
"93 Harbi" Esir Kayıtları: 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Romanya topraklarında (Plevne sonrası) esir düşen binlerce askerin bir kısmı geri dönmemiş, bazıları yerel halkla kaynaşarak din değiştirmiş ve manastır hizmetine girmiştir. Bu konudaki resmi veriler Belleten Dergisi gibi akademik yayınlarda "Romanya'daki 93 Harbi Esirleri" başlığıyla incelenmiştir.
Kaynaklar:
Doxologia.ro: Romanya Ortodoks Kilisesi'nin resmi dijital kütüphanesi olan Doxologia, manastırlardaki "manevi babalar" ve onların sıra dışı hayat hikayeleri (eski askerler, farklı dinden gelenler vb.) hakkında biyografik notlar içerir.









