Antalya’dan Romanya’ya uzanan bir hayat yolculuğu… İki kültürü, iki dili ve tek bir tutkuyu buluşturan bir hikâye. Türk ve Rumen kimliğini taşıyan sanatçı, şiirle başlayan yolculuğunu şarkı sözlerine ve bestelerine taşıyarak müziğin evrensel dilinde kendini ifade ediyor.
Türkçe ve Rumence şarkılarla iki kültür arasında köprü kurmayı amaçlayan Aylin Mihai, müziğe başlangıcını, ilham kaynaklarını ve hedeflerini anlattı.
- Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?
- Elbette. Öncelikle herkese merhaba demek istiyorum. Romanya’ya Antalya’dan geldim. Türkiye’de turizm ve otelcilik eğitimi aldım. Romanya’da ise Dimitrie Cantemir Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı ile Türk Dili ve Edebiyatı bölümlerinden mezun oldum. Uzun yıllardır Romanya'dayım ve burayı, insanlarını gerçekten çok seviyorum. Hem Türk hem Rumen vatandaşıyım ve iki kültürün de bir parçası olmak benim için büyük bir zenginlik.
- Müzikle yolunuz nasıl kesişti?
- Müzik aşkım gerçekten anlatılamaz. Başlangıçta sadece iyi bir dinleyiciydim. Ancak çocukluğumdan beri sanatın her dalına büyük bir ilgim vardı. İlk olarak şiir yazmaya başladım. Yazmak benim için bir ifade biçimiydi; duygularımı en saf haliyle aktarabildiğim bir alan.
Zamanla tanıdığım değerli müzisyen arkadaşlarım sayesinde şiirin yanına şarkı sözü yazarlığını da ekledim. Böylece kelimelerim melodilerle buluşmaya başladı.
- İlk şarkınız nasıl ortaya çıktı?
- İlk şarkımın enerjisinin tamamen pozitif olmasını istedim. İnsanlara umut, neşe ve iyi hisler vermesini hayal ettim. Bu düşünceyle Türkçe yazdığım, bestelediğim ve yayınladığım “Mutlu Yıllar” adlı şarkım ortaya çıktı.
Ardından kendi kendime şu soruyu sordum: “Neden bir de Rumence şarkım olmasın?” Böylece sözleri yine bana ait olan “Ritmul Meu” doğdu. İki dilde üretmek benim için sadece bir tercih değil, aynı zamanda kimliğimin doğal bir yansıması.
- Müziğe dair hedefleriniz nelerdir?
- Müzikteki en büyük hedefim, öncelikle kendimin mutlu olduğu işlere imza atmak. Samimi, içime sinen, ruhumu yansıtan şarkılar üretmek istiyorum. Bunun yanında elbette şarkılarımla daha çok insana ulaşabilmek en büyük dileklerimden biri.
Şarkılarımı hem Türkçe hem Rumence yapabiliyor olmak beni ayrıca mutlu ediyor. İki kültür arasında bir köprü kurduğumu hissediyorum.
- Romanya’da yaşayan Türklere ne mesaj vermek istersiniz?
Romanya çok güzel bir ülke ve insanları gerçekten sıcak, samimi ve açık fikirli. Burada yaşarken iki kültürü bir arada deneyimlemek büyük bir zenginlik. Bence en kıymetlisi, bulunduğumuz ülkeye saygı duyarak ama kendi özümüzü de kaybetmeden yaşamayı başarabilmek.
Kültürler çatışmaz, kültürler birbirini besler. Bizler iki ülke arasında birer köprü olabiliriz.
- Sizi en iyi anlatan cümle nedir?
Hem Türk hem Rumen vatandaşı olarak müziğin evrenselliğinde buluşmak.. Çünkü müzik, insanı duygudan duyguya sürükleyen, ruhun en derinliklerine dokunan eşsiz bir araç. Dil farklı olabilir, ama hisler ortaktır.
Ben de o ortak duygularda buluşmaya inanıyorum.















