Yaş geldi 75'e dayandı.
Bu ne demek?
Birikim, tecrübe ve uzun soluklu yaşanmış bir hayat demek.
Bu bize neyi çağrıştırır?
Bir gram tecrübe bin gram teoriden üstündür sözünün doğruluğunu. Peki buradan ne çıkaracağız? Yaşanmış ve gördüklerimizden dersler.
Ben kesinlikle inanmıyorum. Doğal olmayanlara karıştığımızdan her tarafımızı kanser mereti sardığına.
Olamaz böyle bir şey?
Bunu neye göre söylüyorum son zamanlarda kanserden ölümlerin artmasından.
Benim çocukluğumda ölümler çoktu. Hele bir yakınımız kırk yaşlarında ölmüşse. Ne mutlu onun için gününü gördü öldü derlerdi.
Şimdi çok abartmassam 70 yaşlarında ölenlere ne gençmiş, hatta benim yaşlarda ölenlere ne yazık tam hayatını yaşayacak zamanındaydı denmiyormu?
Kendimden örnek vereyim. Anneannem 48, annemin babası 52, dayılarım sırasıyla 50, 56, 58, küçük teyzemde hemen hemen o yaşlarda rahmetli oldular. Onların zamanında kanser vardı da biz mi bilmiyorduk? Onların zamanında hava kiriliydi, plastiklerle haşır neşirlermiydi? Onlar kansorejen maddelere mi bulaşmışlardı? Buna kargalar güler.
Onların zamanında tıb yoktu. Onların zamanında tıbbi teknoloji yoktu. Onların zamanında ecza yoktu. Ondan öldüler.
Çok iyi hatırlarım. Malatya Gündüzbey köyümüzün girişinde bir köylümüz 40 yaşlarında vefat etmişti. Sorduklarında neden öldü diye? Cevap ince hastalıktan demişlerdi. Neymiş bu ince hastalık. Tıbbi cevabı olmadığından verem deniliyordu. Halbu ki o zamanlar kanser denen bir hastalık tanınmadığından; kanserin karşılığı, verem, ince hastalıktı.
1965 Muş’da ben on dört yaşlarındayım. Babam trafik büro amiri. Herkesin gözünde bir derya, hele biz evlatları gözünde dev gibi güçlü, büyük adam.
Bir gün önce babamın selam durduğu 30-35 yaşlarında bir hakimin ertesi gün cansız bedenini görmüştüm. Dondum kaldım. Bir gün önce babam hazır olda dururken bu zat şimdi çırılçıplak yatıyordu. Tüm organları yerinde. Ne oldu buna diye kendimi sorgularken ruh kavramının ne olduğunu anlamaya çalışmıştım. Sonra öğrendiğim kadarıyla bu genç pırıl pırıl Türkiye Cumhuriyeti’nin hakimi bağırsak düğümlenmesinden ölmüş. Nedeni Muş Hastanesinde bu ameliyatı yapacak doktor ve ekip yok.
Evet herşey, teknoloji o kadar ilerledi ki hele tıb’da. Tıb’ın içine elektronik, bilgisayar, kuant mekaniği girdi.
Söylememe gerek yok hapşırsak tıp nedeni söyler oldu. İşte bundan ömür uzadı. Ömür uzayınca eskilerin aklına getiremediği ismini bile bilmediği hastalıkların tanımı çıktı karşımıza.
Bunlardan biri de KANSER.
ÇOK AÇIK SÖYLÜYORUM. NE OLUR İNANMAYIN O ZARARLI ŞU FAYDALI LAFLARA. BUNU SÖYLEYECEK ADAMIN BANA BİNLERCE, O’DA YETMEZ ON BİNLERCE DENEK ÜZERİNDE VE YAŞ GURUPLARINA GÖRE YAPILAN, SENELERCE SÜREN ARAŞTIRMALARIN SONUCUNU SUNMASI LAZIM.
Zaman geçtikçe şaşırmıyormuyuz?
En basiti, hani yumurta kolestrol yapıyordu? Hani ıspanak da demir vardı? Hanı işkembe, paça kolestrol yapıyordu.
Şimdi bir de vitaminlerle oynamaya başladılar. Vitamini biraz fazla alırsanın zararları. Nasıl tespit ettin arkadaşım. Kime göre, hangi yaş grubuna göre?
Hani tereyağı ömrü kısaltıyordu?
Hani çukulata, makarna çok zararlıydı? Hani kırmızı et insanı öldürüyordu? Hani balık, beyaz et çok yaralıydı? Yok şu denizin balığında kurşun var. Yok tavukları şişiriyorlar. Yok ben evimde yoğurt peynir yapıyorum. Yok süt bozulmasın diye katkı maddesi var.
HELE GÜNDE ÜÇ LİTRE SU İÇİN DİYEN HİDROLİK İLMİNİ BİLMEYENLERE NE DEMELİ. BÖBREĞİNİ ÇÜRÜTÜYORSUN HABERİN YOK.
PEKİ TUZ YEMEYİN DİYENLERE NE DEMELİ? KAYIN BİRADERİME BİR TEŞHİS KOYAMADILAR. SANKİ KANSER OLDU. SONUNDA TÜM ANALİZLERİ YAPILDI KANSER OLMADIĞI TUZ EKSİKLİĞİ ÇIKTI. ŞİMDİ BİLİM ADAMLARI LİMİT İÇİ MUTLAKA TUZ ALMAMIZI ÖNERİYOR.
Yaz yazabilirsen.
Bizleri her gün, hele bir de çıkar uğruna beynimizi yıkadılar. Adamın neyi satılmıyor. Hemen arkasından bilim adamı kılıklı ticaniler. Şu kanseri önlüyor. Sağlığa yararlı diye başlıyor fetvaya. Ölkü ölem.
Binlerce sene önce herşeyin tertemiz olduğu bir ortamda 40’lı, 50’li yaşlarda ölenlerin temelinde, acaba kanserojen etkili maddeler mi vardı?
Ne olur bırakalım bu yememiz, içmemiz, solumamızla ilgili bilgi kirliliğine.
Ne ruh hastası insanlar yarattık, doğallık diye canını verecek.
Neye göre doğal?
Doğal bitkilerin toprağında kimyasal maddeler yok. Kim biliyor kim analiz etti?
Peki meyvaların sebzeleri büyüten havadaki radyasyon ve kimyasal maddelere ne demeli?
Hep söyledim ve söyleyeceğim.
CANININ İSTEDİĞİNİ YE CANININ İSTEDİĞİNİ İÇ.
YETERKİ AŞIRILIĞA KAÇMA. HAREKET ETMEYİ UNUTMA.
İNANÇLI, İKİ DÜNYALI OL. ARTILARININ EKSİLERİNDEN ÇOK FAZLA OLDUĞUNU DÜŞÜN.
SEV, CANLI CANSIZI SEV.
BİR İHTİYAÇ SAHİBİNİN GÖNLÜNÜ AL.
YANİ KISACA MORALLİ OL.
ÇOK YAKINDA DUYACAĞIZ ŞEKER OLMADAN İNSAN
SAĞLIKLI YAŞAMAZ DİYECEKLER. SORUYORUM SİZE ŞEKER OLMADAN HÜCRE YAŞARMI?
TÜM HASTALIKLARIN TEMELİNDE, AŞIRIYA KAÇMAK, KENDİ KENDİMİZİN ÖLÜM FERMANINI VERDİĞİMİZ İÇ SIKINTIMIZ VE ŞİMDİNİN TABİRİYLE STRES YATAR.
Mehmet Fuat EGÜN
17.09.2025