ADI ÜZERİNDE BOŞAN - MA

Mehmet Fuat Ergün

26-01-2026 11:46

Nereye gitsem kimle konuşsam bir boşanma davası sürüp gidiyor.

Dün okuduğum güzel bir sözü sizle paylaşmak isterim. "Evlendiğiniz kişi ile boşandığınız kişi aynı kişi değil.

İşe aldığınız kişi ile işden çıkardığınız kişide aynı kişi değil."

BOŞANMADA, OLAN ÇOCUKLARA OLUYOR.

BİR AİLE YIKILINCA ENKAZ ALTINDA YAVRULAR KALIYOR.

Sizlere dilim döndükçe boşanmamanızı sağlayacak önerilerimi sıralamak isterim.

Aile, hayatımızda iyi günde kötü günde yanımızda olacak güvendiğimiz tek bir kurumdur.

Paradan, maldan, servetten, makamdan daha üstündür aile.
Diğerleri geçici, aile ise kalıcıdır.
Ailenin temelinde evlilik yatar.
Evlilikde birinci derece eş çocuklar gelir.
Eşlerin anne, babaları ve onların çocukları olan hala, teyze, dayı, amcalar aileyi tamamlayan önemi unsurlardır.
Tekrar ediyorum evlendikten sonra birinci derecede aileniz, eşiniz ve çocuklarınız gelir.
Şimdi seneler önce okuduğum bir kitapda altını çizerek arşivlediğim bir yazıyı sizlerle paylaşmak istedim.
Evlilik, hukuki yönüyle evlilik sözleşmesi ve eşler arası karşılıklı haklar; psikolojik yönüyle uyum, iletişim, bağlılık prensiplerine dayanır.     
- Evlenen değişir. Evlendiği halde bekârlığını sürdürmeye çalışan, evliliği hazmedememiştir.

- Evlilik, güç birliğidir, güç savaşı değildir.    

- Evlilikte iki tarafın da kendine ait özel alanı olmalıdır. Bu kafasına göre takılmak değil, birey olmasının koşuludur.

- Evlilikte kadın-erkek eşit değildir. Eştir.                                                    - Evlilikde ego yapmaya, her konuda yarışmaya gerek yoktur. Bir evliliğin düzelmesi için iki tarafın da çabalaması gerekir. Aksi taktirde yerinde sayar. İki kürekli teknede bir kişinin bir küreği çekmesiyle teknenin kendi ekseninde dönmesi gibi. 

- Her evlilik, parmak izi gibidir. Başka evliliklere benzemez. Bu nedenle kıyaslamak asla doğru değildir.

- Eşini seven, onun mutlu olduğu konulara saygı duyar.

- Onaylamayan, takdir etmeyen, var olanın kıymetini bilmeyen eş, zamanla var olanı da arar hale gelir.

- Evliliğin ilk yılları, sistemi oturtma ve diş geçirme sürecidir. Sabırlı olmak gerekir. 

- Eşini sürekli eleştiren, zamanla aynı tip eleştirilerin gelmesine kapı açar. Bir eş istediğini söylerse, zamanla istemediklerini de duymaya başlar. Eşini hayalindeki eşe çevirmeye çalışırsan, zamanla seni yok saymaya başlayacaktır.
- Kavgada ayıpları döken, sonrasında toplamak zorunda kalır.

- Çoğu tartışma mevcut olaydan çok eski olaylarla bağlantı kurulması ile uzar.
- Hatasını kabul etmeyen eş, o konuyu bunu sürekli duymak zorunda kalır.
- Aldatma, aldatının kusurudur, mağdurun değil. Evliliğin kötü gidiyorsa ya iyileştir ya bitir ama aldatma.
- Kendini mutlu edemeyen, başkasını mutlu edemez sadece fedakârlık yapar.
Daha iyisine layık olduğunu düşünüyorsan o zaman elindekinden vazgeç ya da kabullen.
- Acaba daha iyisi seni kendine layık görüyor mu?
- Eşine iltifat etmek, seni zayıf göstermez. Sahte davranıyor olmazsın.
- Duygularını göstermemek, bir cesaret değil, korku göstergesidir.
- Zıt seçimler yapman, kader değil, çocukluğunla alakalıdır.
- Mutlu evlilik, ihtiyaçların muntazam giderilmesi değil, keyifli ve mutlu bir ev havası demektir.
- Tribüne oynayan eş, hep sorun çıkarır.
Dışarda hata yapmamaya çalışan, evde hataya karşı öfkeli olur.
- Bir değişikliği hazmet ve otomatikleştirmek için önce mantıklı bulman ve inanman gerek.
- Dominantlık, zayıflığı kılıflamaktır.
Güçlü insan, kendisi gibidir.
- Dışarda eşiyle gurur duyup, evde eşini aşağılayana tribün eşi denir.
- Bir kadının yakıtı ilgi ve sevgidir.
- Bir erkeğin yakıtı ise adam yerine konulmaktır.
- Ve en önemlisi, eşine ilgi ve sevgi göstermeyen erkek adam yerine konulmayı haketmeyen erkektir...
- İyi bir evlilik iki şeye bağlıdır: Birincisi doğru insanı bulmaya, ikincisi doğru insan olmaya.

KISACA:

Ekonomik baskılar: Geçim sıkıntısı, iş stresi ve borçlar evlilikleri zorluyor.

Beklentilerin yükselmesi, evlilikten mutluluk, anlayış ve eşitlik beklentisi arttı.

Kadının güçlenmesi, kadınların ekonomik bağımsızlığı, mutsuz evlilikte kalma zorunluluğunu azalttı.

İletişim sorunları, yoğun yaşam ve dijital bağımlılık yüz yüze iletişimi zayıflattı.

Tahammülün azalması, insanlar artık “katlanmak” yerine “ayrılmayı” daha kolay tercih ediyor.

Toplumsal baskının azalması, boşanma eskisi kadar ayıp veya tabu görülmüyor.

Özetle: Hayat zorlaştı, beklentiler arttı, insanlar mutsuzluğa daha az katlanıyor.

Boşanmamanız dileklerimle,

Mehmet Fuat ERGÜN

25.01.2026

DİĞER YAZILARI Hayat gazetesinin kurucusu Erkan Eruysal'ın anısına 01-01-1970 03:00 BENİM İÇİN SANKİ İKİCİ ÜNİVERSİTE MÜGE ANLI, ESRA EROL 01-01-1970 03:00 BAYRAMLARLA YAŞAM SEVİNCİMİZ NASIL ARTAR 01-01-1970 03:00 KANSERİ HİÇ BÖYLE TANIMAMIŞTIK 01-01-1970 03:00 HAYRETLER İÇİNDE KALMAK İSTER MİSİNİZ? 01-01-1970 03:00 ISTIKLAL MARŞIMIZ VE ORDUMUZ 01-01-1970 03:00 ŞU ANINIZ ÖNEMLİ 01-01-1970 03:00 MODERN TIBBIN TAVSİYESİ ORUÇ 01-01-1970 03:00 İNSAN YAZARINI TANIMAK İSTER 01-01-1970 03:00 ÇİN VENEZUELA İÇİN NE YAPTI 01-01-1970 03:00 ŞÜKRETMESİNİ BİLEN KAZANIR 01-01-1970 03:00 TÜRK ÜNİVERSİTELERİNDE SON DURUM 01-01-1970 03:00 DİLİMİZDEN DÜŞÜRMEDİĞİMİZ 01-01-1970 03:00 KENDİMİ BİR HİÇ OLARAK GÖRÜYORUM 01-01-1970 03:00 EŞİMİZİ NE KADAR TANIYORUZ? 01-01-1970 03:00 ROMANYA MEHMET FUAT ERGÜN VE YAPAY ZEKA 01-01-1970 03:00 ARKADAŞIN VİTAMİN OLDUĞUNU YENİ ÖĞRENDİM 01-01-1970 03:00 HERKESİN DİLİNDE KALİTE. TABİKİ METODU VAR 01-01-1970 03:00 YAŞLANMA KENDİ ELİNİZDE 01-01-1970 03:00 BİR DE ÖLÜME BU AÇIDAN BAKALIM 01-01-1970 03:00 1993 ROMANYA YILLARIM. NERDEN NEREYE 01-01-1970 03:00 GÜNDE ÜÇ LİTRE SU İÇERSEN BÖBREKLERİN GİDER 01-01-1970 03:00 AZ KALDI KANSER SOYUNUN KURUMASINA 01-01-1970 03:00 "PATRON VE YÖNETİCİLERİN YAPTIĞI 21 ALTIN KURAL" 01-01-1970 03:00