KÜLTÜR - SANAT
Giriş Tarihi : 24-04-2020 19:59

Yunus Emre Enstitüsü ile 100. Yılında 23 Nisan Coşkusu

Yunus Emre Enstitüsü, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ve TBMM’nin kuruluşunun 100. yıl dönümü münasebetiyle dijital bir kutlama programı gerçekleştirdi.

Yunus Emre Enstitüsü ile 100. Yılında 23 Nisan Coşkusu

Yunus Emre Enstitüsü, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ve TBMM’nin kuruluşunun 100. yıl dönümü münasebetiyle dijital bir kutlama programı gerçekleştirdi.

Enstitünün sosyal medya hesapları üzerinden TS ile 16.00’da canlı olarak yayınlananan programda; T.C. Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk ve T.C. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam ile birlikte da yurt dışından Azerbaycan Cumhuriyeti Eğitim Bakanı Ceyhun Bayramov, Ürdün Prensi Asım bin Naif, Kuzey Makedonya Devlet Bakanı Elvin Hasan, Kuzey Makedonya Kültür Bakanı Hüsni İsmaili, KKTC Millî Eğitim ve Kültür Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Bosna Hersek Eğitim, Kültür ve Bilim Bakanı Prof. Dr. Raşid Hadzovic, Kosova Meclisi Başkan Yardımcısı ve 23 Nisan Kosova Türkleri Millî Bayramı Tertipleme Komitesi Başkanı Fikrim Damka, Arnavutluk Eğitim Bakanı Yardımcısı Nina Guga ve Kosova Cumhuriyeti Eğitim, Bilim ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Enis Kervan da konuşmacı olarak yer aldı. Ünlü sunucu Pelin Çift’in sunuculuğunu gerçekleştirdiği etkinlikte Türk ve yabancı çok sayıda büyükelçi ile birlikte yabancı Türkologlar da iştirak etti.

Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şeref Ateş’in mesajı:

Sevgili çocuklar!

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi bundan 100 yıl önce Ulus’ta, benim bulunduğum binanın birkaç yüz metre ilerisinde açıldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi, 100 yıldır ülkemizin egemenliğinin ve bağımsızlığının sembolü olmuştur. Bu önemli günü Gazi Mustafa Kemal Atatürk sadece Türk çocuklarına değil, bütün dünya çocuklarına armağan etmiştir.

 

Atatürk biliyordu ki, çocuklar gelecek demek, yaşamın devamı demekti. Çocuklar evrenin özünü yansıtırlar. Her bir çocuk, birazdan programımızda göreceğimiz gibi aynı özün değişik renkleri ve yansımalarıdır.  

 

Hepimiz doğduğumuz toprağı, yani ülkemizi çok seviyoruz. Bu toprağa ve ülkemize duyduğumuz sevgi, başka toprakları, ülkeleri ve o ülkelerin insanlarını  sevmeyeceğimiz anlamına gelmez. Biz Yunus gibi sadece insanları değil, tüm Yaratılmışı Yaratanın hatırına severiz.

 

Bugün 23 Nisanı uzaktan kutlamamıza sebep olan covid 19, bizim nefesimizi tehdit ediyor. Virüs, nefesimize ve aldığımız havaya saldırırken farkına varmadan günde binlerce kez öylesine aldığımız nefesin kıymetini anladık. Bütün yaratılmışa da bu evrende yetecek kadar nefes olduğunu fark ettik.

 

Bu Enstitü’nün isim babası ve Türkçenin en büyük şairi Yunus Emre de vakti zamanında bir tercih yapmış. Hocası ona “buğday mı nefes mi istersin?” demiş. Yunus, “Nefesle karın doyar mı?” diyerek buğday istemiş. Verdiği kararın yanlış olduğunu anlayıncaya kadar bir ömür boyu uğraşmış. Pişmiş, olgunlaşmış nefesin önemini öğrendiğinde “Bizim Yunus” olmuş. Buğday bizim biriktirdiğimiz başarı ve büyüklüktür. Nefes ise çocuğun temsil ettiği doğallık, eşitlik ve paylaşımdır.