GÜNCEL
Giriş Tarihi : 13-05-2020 20:39

Webinar, 5G ve Korona

Webinar, 5G ve Korona

Korona günlük yaşantımızı farklı bir yöne taşırken iş yapış şeklimiz de yeniden yapılandı. Günlük yaşantımızda Webinarlar önemli bir yer tutmaya başladı. Korona öncesi otellerde yapılan seminerler web üstüne taşındı ve evinizden hem panelist hem de katılımcı olabiliyorsunuz. Türkiye Bilişim Derneği (TBD) de her hafta güncel bir konu ile webinar düzenliyor. 12 Mayıs’ta ‘’ 5G, Korona ve Bulaşıcı Hurafeler" etkinliğini gerçekleştirdi. Etkinlikte hem 5G teknolojisi hem de sağlık üzerindeki olası kaygılar tartışıldı. Son zamanlarda bu konuda Türkçe ve yabancı dilde bir çok video ve makale ortaya çıktı. Komplo teorileri yazıldı. 5G de kullanılacak frekanslar havadaki oksijeni çektiği ya da insan vücuduna aşıyla bir chip yerleştirip kullanılacak frekansla insanların Korona sonrası robotlaştırılacağı gibi . 5G’nin normalde mobil hızlı internete katkısı beklenirken ve Sanayi 4. devriminin gerçekleşmesine hız kazandırması öngörülürken olay bambaşka boyuta çekilmeye başlandı. Son zamanlarda 5G konusunda çok sorular almaya başlamıştım ve insanlarda sosyal medya üzerinden bir tedirginlik başlamıştı. TBD ‘de ‘Hurafe’ başlığı ile aklımıza takılan bu karmaşık fikirlerin ortaya dökülmesine yardımcı oldu. Tam zamanında olaya el koydular.

 

Türkiye Bilişim Derneği ,Türkiye’nin bilişimle tanışmasının hemen ardından 1971 yılında bugün bilişim profesyoneli diyebileceğimiz yarı akademik bir topluluk tarafından büyük bir gelecek vizyonu ile kurulmuş. Türkiye Bilişim Derneği (TBD) bugün toplumun her katmanından oluşan üye yapısıyla “Bilişim Kültürünü” yaymaya çalışan bir “Sivil Toplum” öncü hareketinde önemli bir rol oynamaktadır.

 

Teknolojide uzman üyelerin ve değerli öğretim üyelerimizin panelist olarak katıldığı bu etkinlikte dünyadaki 5G frekans sahipliğinden (kimlerin menfaat sahibi olduğu) kullanılacak frekansın özelliklerine kadar detaylar tartışıldı. Özetlemek gerekirse ve bana göre en önemli nokta şu anda 5G frekansının ne lehinde ne de aleyhinde kapsamlı bir akademik çalışma olmadığı, ortaya dökülen iddiaların da aslını destekleyen bilimsel raporlardan yoksun olduğunun altı çizildi ve bu konuda sağ duyulu yaklaşımın gerçekçi olduğu belirtildi.