SAĞLIK
Giriş Tarihi : 25-02-2020 22:37

“Virüs değil aşırı panik öldürür”

Psikoterapist HİVDA HOCAOĞLU CORONAVİRÜSÜ korkusunu yorumluyor

“Virüs değil aşırı panik öldürür”

Yüzlerce, hatta binlerce çalışanı olan fabrikalarımız var Romanya’da. Kasaplarımız, marketlerimiz, lokantalarımız var.
   Öğretim üyelerimiz, avukatlarımız, doktorlarımız var. Onlar da Romanya’da.
   Gelinlerimiz, damatlarımız torunlarımız var.
   Bütün bunları hepimiz biliyoruz.
   Ama bir psikoterapistimiz oluduğunu doğrusu bilmiyordum.
   Çok sevindim. Bu kızımızın adı HİVDA HOCAOĞLU.
   İlerki sayılarımızda bu uzman kızımız bizlere yazıları ile çok yardımcı olacaktır. Sayın HİVDA HOCAOĞLU’nun yazılarını okurken beynimizi dinlendireceğiz.
   Ben şimdilik HİVDA kızımızın Bükreş Üniversitesi Psikoloji fakültesi 2014 yılı mezunu olduğunu “Aile, çift ve Çocuk psikoterapisti ve de danışmanlığı” uzmanı olduğunu söyleyebilirim.
   Bakın dünyanın bir numaralı derdi haline gelen o CORONAVİRÜSÜ belası yüzünden insanların marketlerindeki yağmalar gibi nasıl boşalttığını anlatıyor:
“Coronavirüs’ü hakkında bildiklerimizden daha çok bilmediklerimiz karar mekanizmamızı etkiliyor. Bu konuda uzmanların Coronavirüs’ün 60 yaş üstü ve kronik rahatsızlıkları olanlarda daha tehlikeli olduğunu ısrarla söylemesine ve bağışıklık sistemimizi güçlendirirsek bu hastalıktan kurtulabileceğimizi açıklamalarına rağmen, hepimizin kafasında bilinmezliklerin getirdiği korku havası hâkim ve bu duygular da içgüdüsel olarak hareket etmemize ve sağduyumuzu bir kenara itmemize sebep oluyor. Panik hali, rasyonel olmayan davranışlar sergilememize ve aşırı tepkisel davranmamıza sebep oluyor. 2016’da University of Illinois at Chicago’da yapılan bir araştırmaya göre;
   Araştırmacılar, panik bozukluğu, sosyal kaygı bozukluğu ve spesifik fobiler de dahil olmak üzere çok çeşitli kaygı bozukluklarının, belirsiz tehditlerin öngörülemezliği tarafından tetiklenen genel endişe ve artan reaktivite duygularına ortak bir yanıtı paylaştığını buldular. Araştırmacılar, bu çalışmanın etki açıklamasında şunları söyledi:
   “Bu çalışma mevcut, korku temelli içselleştirici bozuklukları olan bireylerin belirsiz veya belirsiz tehdide yanıt olarak abartılı beklenti kaygısı sergilediğini düşündürmektedir.
   Bulgular ayrıca, sıkıntı / sefalet bozukluğu olan bireylerde belirsiz tehdide nispeten normal yanıtlar gösterdikleri tespit edildiğini göstermektedir. Belirsiz tehdide yanıt vermek, korku temelli sıkıntı / sefalet bozukluklarından ayıran önemli bir nörobiyolojik faktör olabilir. ”
   Örneğin, bir kişi belirsiz bir tehdit yaşama riskine karşı aşırı duyarlı olduğunda, tüm günü, bilinmeyen bir varlığa bağlı olarak başına gelebilecek kötü bir şey hakkında felakete yol açan serbest yüzen bir kaygı durumunda geçirebilir. (Journal of Abnormal Psychology).
   Peki, korkularımızı ve kaygılarımızı nasıl tanımlayabiliriz ve onlarla nasıl başedebiliriz?
   Bir stres günlüğü, hayatınızdaki düzenli stres faktörlerini ve bunlarla nasıl başa çıkacağınızı belirlemenize yardımcı olabilir. Her stresli hissettiğinizde, günlüğünüzde takip edin. Günlük kaydını tutarken, kalıpları ve ortak temaları görmeye başlayacaksınız. Not almanız gereken;

·       Stresinize ne sebep oldu (emin değilseniz bir tahminde bulunun)

·       Fiziksel ve duygusal olarak nasıl hissettiniz

·       Yanıt olarak nasıl davrandınız

·       Kendinizi daha iyi hissettirmek için ne yaptınız?

Sizi strese sokan insanlardan kaçının. Birisi hayatınızda sürekli strese neden oluyorsa, o kişiyle geçirdiğiniz süreyi sınırlayın veya ilişkiyi sona erdirin.
   Ortamınızın kontrolünü elinize alın. Akşam haberleri sizi endişelendiriyorsa, TV'yi kapatın. Trafik sizi gergin hale getirirse daha uzun ama daha az seyahat edilen bir rota izleyin.
   Ve belki de en önemlisi Sosyal Medya’daki paniğe sebep olan ve çoğunlukla yalan haber içeren içeriklerden uzak durun!
   Bizi belki Coronavirüs değil ama Panik ve stresin sebep olduğu kronik rahatsızlıklar ve davranışlar öldürebilir!
Sevgiyle Kalın.