YAŞAM
Giriş Tarihi : 23-07-2020 21:59   Güncelleme : 23-07-2020 22:07

Romanya'da gizli bir köşe: Caraș-Severin

Garanti BBVA Romanya CEO'su Ufuk Tandoğan'ın kaleminden...

Romanya'da gizli bir köşe: Caraș-Severin

Pandemi nedeni ile, uluslararası seyahat etmenin oldukça zorlaştığı bugünlerde, bazı insanlar çoktan birkaç haftalık uzun yaz tatili planlarını önümüzdeki seneye erteledi bile. Dünya Turizm Örgütü de, 2020'deki yeni trendin hem pratikacıdan hem de güvenlik nedeniyle yerel turizm olduğuna inanmakta.

   Eğer siz de aynı fikirdeyseniz Romanya'nın bu açıdan güzel fırsatlarla dolu olduğunu hatırlatmak isterim. Bu güzel ülkeye 8 yıl önce geldiğimden beri, yaz tatilimin bir bölümünü burada, Romanya'da keyifle geçirdiğimi söyleyebilirim. Özellikle takdir ettiğim ve her seferinde farklı taraflarını keşfettiğim destinasyonlardan biri ülkenin batı kısmı, Banat.

   Banat, eklektik ve çok kültürlü şehri Timișoara sayesinde yerli turistin yanısıra yurtdışından gelen ziyaretçiler tarafından da bilinmekte. Şehrin güneyinde, çok da uzak olmayan, ancak oldukça güzel ve kültürel açıdan zengin gizli manzaraların bulunduğu bir kasaba olan Caraș-Severin yer almakta. Doğal manzarası nefes kesici güzelliğe sahipken, kültürel açıdan Avusturya İmparatorluğu'nun tarihi ve kültürel hazinelerine de ev sahipliği yapmakta.

   Caraș-Severin'de, bazıları yerel halk tarafından bile az bilinen çok ilginç lokasyonlar var. Bu yazıda, bölgede yer alan ve en çok keyif aldığım üç yerde yaptığım seyahat deneyimlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

   Romanya'da herhangi bir yerden bu bölgeye ulaşmanın farklı yolları var. Havayoluyla Timişoara uluslararası havaalanına veya trenle Caransebes'e gelip sonra araba ile devam edebilirsiniz. Yolculuğu sadece araba ile geçirmeyi seçerseniz, Bükres'ten Avrupa E70 Bükreş Caransebes yolunu kullanıp 460 km gittikten sonra, DN58 üzerinde Resita'ya kadar 42 km olan bir mesafe katetmeniz gerekiyor. Resita'dan sonra ise yaklaşık 50 km'lik bir araba yolculuğundan sonra ilk durağımız olan Bigăr Şelalesi'ne varabilirsiniz.

Bigăr Şelalesi

Coronini Şelalesi olarak da bilinen Bigăr Şelalesi, Caraș-Severin ilçesinde yaklaşık 170 hektarlık bir alanı kapsayan korunaklı bir alan olan Romanya'nın en muhteşem milli parklarından biri olan CheileNerei-Beușnița'nın bir parçası. Burası ayn ızamanda 45. Paralel'inde geçtiği yerlerden birisi.

   Kireçtaşı bakımından zengin olan su, yaklaşık 8 metre yüksekliğinde yosun kaplı kayalık bir eşikle Miniș Nehri'ne akmakta ve bu ünlü şelaleyi oluşturmakta. Suyun nereden geldiğini merak ediyorsanız, 50 metreden yüksek bir kayanın altından çıkıyor.

   2013 yılında “Dünya Coğrafyası” adlı web sitesi (“The World Geography”) tarafından derlenen dünyanın en etkileyici şelaleleri listesinde Bigăr'ın birinci sırada olduğunu da belirtmeden geçmeyelim.

   Şelalenin oldukça popüler bir efsanesi de var. Yeri gelmişken kısaca anlatayım. Bu bölgede yaşayan ve çocuk sahibi olamayan bir aile, her gece Tanrı'ya dua eder ve bir gün kadın rüyasında kendisine nasihat veren bir cadı ile karşılaşır. Cadı rüyasında ona eğer uçurumun altındaki bir kaynaktan su içerse, bir kız çocuğuna sahip olacağını, ancak kızın yaşaması için, aşık olmasını önlemek zorunda olduklarını söyler. Gerçekten de, kaynaktan su içtikten bir süre sonra kadın hamile kalir ve çok güzel bir kız çocuğu doğurur. Kasabadaki tüm gençler kızın güzelliğinden büyülenir. Ancak, kızın ilgisini yalnızca Bigăr adında genç bir delikanlı çeker. Öleceğinden korkan babası onu kaynağın üstündeki bir mağaraya götürür ve oraya saklar. Kızın çığlıklarını, kendisi doğmadan önce annesinin rüyasına giren cadı duyar ve kendisine yardım edebileceğini, ancak bunun sadece saçlarını gözyaşlarının akacağı bir şelaleye çevirerek yapabileceğini söyler. Genç kıza, şelalenin, sevgilisini kendisine her zaman yakın tutacağını, ancak bu dünyada asla birlikte yaşayamayacaklarını söyler. Sevdiği genç Bigăr da, şelalenin göz yaşlarında boğulup onunla birlikte ölecek ve her ikisi de diğer dünyada yeniden doğacak ve ancak o zaman birlikte mutlu olabileceklerdir. Kız cadının teklifini kabul eder ve efsaneye göre şelale bu iki sevgilinin hikayesinin bir tanığı olarak o günden beri akmaya devam eder.

Herculane (Herkül)

Sarp kayalar ve yoğun ormanlarla bozulmamış bir manzara ile çevrili Băile Herculane, antik çağlardan beri ünlü bir yer. Soğuk veya sıcak, kükürt, klor, sodyum, kalsiyum, magnezyum termal kaplıcaları, burada Herculane'yi kuran ve Roma aristokrasisine adanmış çok sayıda termal banyo inşa eden Romalıları da zamanında cezbetmiş.

Bölge, Avusturyalılar tarafından imparatorluğun kenarında inşa edilen spa merkezinin Batı Avrupa'nın en iyileriyle yarıştığı Habsburg İmparatorluğu sırasında daha da gelişmiş. Bu dönemde, Herculane kumarhanesi sadece Doğu Avrupa'da ilk değil, aynı zamanda zamanın aristokrasisinin en sevdiği casino'lardan biriymiş. Ayrıca, o döneme ait bir başka dönüm noktası olan Avusturya İmparatorluk Hamamları da, şifalı kaplıcaların ve Barok mimarisinin bir kombinasyonu adeta.

Avusturya-Macaristan İmparatorluğu zamanında imparatorlar o günlerde Herculane'ye gelirler ve bu da tesisi Avrupa için önemli bir yer haline getirir. Bu nedenle, Prenses Sisi'nin evi olan Villa Elisabeta, muhtemelen Herculane'nin en ünlü binasıdır. Zaman içersinde bozulan ve yakın zamanda restore edilen villa, tesisin önemli bir sembolü aynı zamanda.

   Benim için, Herculane'deki diğer görülmesi gereken yerler: Herculane (yaniHerkül'ün) bronz heykeli, Hırsızlar / Haydutlar Mağarası, Buhar Mağarası ve Izvorul lui Munk (Munk'un Kaynağı).

   Sonuç olarak, Herculane için, antik kalıntılar ve kaplıcaları olan mağaralarla süslenmiş ve muhteşem bir manzara ile çevrili barok imparatorluk mimarisinin bir karışımı diyebiliriz.

Rudaria tarihi su değirmenleri

Herculane,imparatorluğun aristokrasisinin ihtişamını temsil ederken, UNESCO miras alanı olarak kabul edilen Rudaria'daki su değirmenleri kompleksi, imparatorluğun canlı halkını hatırlatıyor adeta. Rudaria, Eftimie Murgu köyünün eski adı. Rudaria ailesi politika ile uğraşan ve imparatorluk döneminde Romen halkının hakları için savaşan önemli ailelerden birisi.

   Köye ulaşana kadar, dik duvarları ve doğal Rudarica vadisini geçen Rudarica nehri üzerinde su değirmenleri yer almakta. Nehiryatağı, Moara de la Tunel (Tünel Değirmeni) ile başlayıp Moara din Țarină (ÜlkeDeğirmeni) ile biten 22 su değirmeni kompleksi ile süslenmiş. Su değirmenlerinin her biri, köy aileleri tarafından tahıllarını öğütmek için kullanılmakta.

   Ahşaptan ve taştan yapılmış küçük ama cesur su değirmenleri turistlere hikayelerini anlatmaktan mutluluk duyan yöre halkının bir aynası adeta. Bu bölgede doğrudan nehirde soğutulmuş şişelerde turistlere servis edilen lezzetli ve ferahlatıcı bir içecek de bulunuyor. Bölgeden toplanan çiçeklerin karışımından yapılan bu ferahlatıcı içeceğin tadını çıkarmanızı tavsiye ederim.

Daha önceki yazılarımda da bahsettiğim üzere, Romanya'nın dört bir yanında inanılmaz, eşsiz simge yapılarını ve doğal güzelliklerini keşfedip harika deneyimler yaşayabilirsiniz.

Caraș-Severin'inde bu kapsamda her gezgin ve doğa aşığı için mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir destinasyon olduğuna inanıyorum ve herkese tavsiye ediyorum. Hem gördüğünüz manzaralardan hem de konuksever bölge halkından çok etkileneceksiniz!

Ufuk Tandoğan