GÜNCEL
Giriş Tarihi : 26-04-2020 17:01   Güncelleme : 27-04-2020 10:55

Mayıs Ayı ve İnsan Çabası

Mayıs Ayı ve İnsan Çabası

Mayıs ayının adı, güzelliğin, bereketin ve besleyiciliğin simgesi olan Romalı Tanrıça Maia’dan geliyor. Doğanın uzun bir kış uykusundan sonra cemrelerin sırasıyla havaya, suya ve toprağa düşmesiyle başlayan uyanışının son halkasıdır Mayıs ayı. Bereketli olduğu ağaçlardan, kırdan, kuştan ve yeşilin onlarca tonundan anlaşılan bu ay doğanın en canlı hâlinin görüldüğü bir aydır.

İnsanoğlu bu yıl belki doğanın ışıltılı uyanışını penceresinden daha kısıtlı olarak gördü ve kuşların cıvıltılarını daha kısıtlı duydu. Kalpler buruktu. Ama diğer yandan, bu tecrübe ona belki insanın doğada ayrıcalıklı bir yeri olmadığını öğretti. Belki uzun süre hasret kaldığı yârine kavuşan sevgili gibi daha özlem dolu bir şekilde kavuşacak ona ve belki de doğanın verdiği nimet ve imkânların kıymetini daha iyi anlayacak.

Bereketi görmek için Mayıs ayının getirdiği bu canlılığı görmesi yetmeyecek insanoğluna. Karnını da doyurması gerekecek. Her zamanki gibi çalışıp doğanın kendine verdiklerini aklı ve çabasıyla değerlendirirse kendine gerekli ürünü alacağını bilerek sarılacak disiplinli çalışmanın ipine. Konforundan vazgeçmeyi göze alarak, yerinden kıpırdayacak, harekete geçecek, değişmeyi ve değiştirmeyi bilecek. Belki kendi dünyasını yerinden oynatacak bir değişimle başlayacak işe... Ancak böyle olursa iş ve işin sonunda doğanın verdiği “verim” artarak ortaya çıkacak. Halk arasındaki “Nerede hareket, orada bereket!” deyimi de bunu işaret etmez mi? Hareketli olmak, doğanın kendine verdiği imkânları değerlendirmeye çalışan canlıların o “verim” den pay alma çabasıdır. Yunus Emre de “kader gayrete aşıktır”diyerek bu çabaya dikkat çekmemiş miydi ?

İnsanın kendini geliştirme çabası bile bu çabaların içindedir. Kendini geliştiren insan ilgili ve bilgili olur. Bunun çoğunlukla yanında getirdiği bir hediye de olur; o da o kişinin toplum tarafından sevilmesi ve kabul görmesidir. Işıldayan bir varlık insanı çeker. Geleceği hep ışıl ışıl hayal eder insanoğlu. Enerjisi yüksek insanlar da ışık saçar. Onlar kötüyü değil, iyiyi görürler. Yanlarında taşıdıkları sadece ve sadece berrak zihne sahip beyinleridir. Birdenbire değil, okuyarak, bilenleri dinleyerek ve kendi iç seslerini dinleyerek gelişenlerdir. Kendi istekleri dışında her yöne koşmak isteyen bir yaban atı gibi olan zihinlerini dizginleyenlerdir bu kişiler. Yıllar süren bu daha iyiyi arayış, onları yarınların endişesi ve dünyanın yükünden kurtaran bir bakışa yaklaştırır.

Çok bilen konuşmaz /Çok konuşan bilmez / Oyuğu kapa /Kapıları ört, /Keskini körelt, /Düğümleri çöz” der bir şiirinin arasında Tao Je Ching, “Yol Öğretileri” adlı eserinde. “Sessizce, bilerek hazırlık yap, çalış, işini yap, anlaşmazlıkları çözerek ilerle” diye yorumlanabilecek bir düstur tavsiye eder neredeyse bin beş yüz yıl önce yazdığı eserinde. Umutsuzluğa kapılmadan, karınca kabilinde çalışan, saatlerce haber seyrederek dünyanın çözümsüzmüş gibi sunulan gündemine ortak olmayan insanlardır toplumu yarınlara taşıyacak olanlar. Geleceği bir kasvet ortamında görerek değil, onu aydınlık görüp, yol alacak olanlardır. Mutlu ve umutlu olanlar değil midir en iyi yol arkadaşları?

Dünya hiçbir zaman sorunsuz olmadı. Sorunlara getirilen çözümler ebediyen geçerli olamazdı. Nitekim bu sorunlar da çözülecek. Hükmetmeye değil, uyuma önem veren anlayış kendini ayakta tutacak. Yine hareket halinde olan ama küçük adımlarla ilerleyen, mütevazı olanlar daha mutlu olacak. Bu anlayışla bakıldığında geçmişin ve atalarımızın bize bıraktığı ulvi ve milli değerleri görmek gerek. Mayıs ayının elinin ve kolunun dolu geldiğini görmek, yanında getirdiği Mübarek Ramazan ayı, Ramazan Bayramı, 10 Mayıs Anneler Günü ve devamında Ata’mızın gençlere armağan ettiği; Kurtuluş Savaşımızın başlangıcı 19 Mayıs Bayramı gibi günleri, insanın sevdikleriyle birlikte doyasıya yaşaması gerek. Bu hediyelere karşılık en iyi hediyenin çalışarak, çabalayarak gelecek nesillere yeni değerler bırakmak olduğunu unutmamak gerek.

Romanya gibi dost ve kardeş bir ülkede bu satırları okuyan mutlu ve umutlu tüm Hayat Gazetesi okurlarının gittikleri ışıltılı yolda ve Mayıs ayının beraberinde getirdiği bu güzel günlerinde sağlam zihinler ve sağlıklı günler diliyorum.   

 

Hakan Koçak

Fine Metal Srl. (Genel Md.)

Sağlam Metal A.Ş (Yön Kr.Bşk.)