KÜLTÜR - SANAT
Giriş Tarihi : 10-07-2021 20:45   Güncelleme : 10-07-2021 20:50

Eforie Sud Cinemascop Açık Hava Sineması’nda Türk Haftası

Eforie Sud Cinemascop Açık Hava Sineması’nda Türk Haftası

Köstence Yunus Emre Enstitüsü, Görsel Sanatlar Forumu tarafından Eforie Sud Cinemascop Açık Hava Sineması’nda düzenlenen  Eforie Colorat (Renkli Eforie) Projesine Göbeklitepe Fotoğraf Sergisi ve Türk Filmi Günleriyle katılacaktır. Giriş ücretsizdir.

12 ve 13 Temmuz tarihlerinde iki komedi Türk filmi gösterilecektir.

12 Temmuz 2021 tarihinde, saat 21:20’de Kocan Kadar Konuş filmi gösterilecektir. Kocan Kadar Konuş Kıvanç Baruönü tarafından yönetilmiş, 2015 yılı yapımı sinema filmidir. Romantik-komedi türündeki filmin başrollerinde Ezgi Mola ve Murat Yıldırım oynamaktadır.

13 Temmuz 2021 tarihinde, saat 21:20’de ise  Yol Arkadaşım filmi gösterilecektir. Yol Arkadaşım Bedran Güzel'in 2017 yılında yönettiği komedi filmidir. Filmin başrollerinde Oğuzhan Koç ve İbrahim Büyükak oynamaktadır.

.

GÖBEKLİTEPE FOTOĞRAF SERGİSİ

Dünyanın ilk tapınağı olarak bilinen ‘Göbeklitepe’ konulu fotoğraf sergisi 12 – 18 Temmuz tarihleri arasında Eforie Sud Cinemascop Açık Hava Sineması’nda sanatseverler ile buluşacaktır.

Göbekli Tepe, Şanlıurfa kent merkezinin 21 kilometre uzaklıkta, Örencik Köyü yakınlarındadır. Alan 1963 yılında, İstanbul ve Chicago Üniversitelerinin ortaklığıyla gerçekleştirilen bir yüzey araştırması sırasında keşfedilmiş ve “V52 Neolitik Yerleşimi” olarak tanımlanmıştır. Alanın gerçek değeri, 1994 yılından sonra başlatılan kazı çalışmaları ile ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu çalışmalar sonrasında, Göbekli Tepe’nin 12000 yıl öncesine uzanan bir kült merkezi olduğu anlaşılmıştır.

Buradaki kült yapılarının üretime geçiş aşamasına – tarım ve hayvancılığa- yakın olan son avcı grupları tarafından inşaa edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Diğer anlatımla Göbekli Tepe, çevredeki oldukça gelişmiş ve derinlik kazanmış bir inanç sistemine sahip olan avcı – toplayıcı gruplar açısından önemli bir kült merkezidir.

Göbekli Tepe'nin bir kült merkezi olarak kullanımının MÖ 8 bin dolaylarına kadar devam ettiği, ve bu tarihlerden sonra terk edildiği, başka ya da benzer amaçlarla kullanılmadığı anlaşılmaktadır. Tüm bunlar ve kazılarda ortaya çıkarılan anıtsal mimari, Göbekli Tepe'yi eşsiz ve özel yapmaktadır. Bu kapsamda 2018 yılında gerçekleştirilenUNESCO 42. Dünya Miras Komitesi toplantısında, Göbekli Tepe’nin UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne kaydedilmesine karar verilmiştir.

Tüm bu dikilitaşlar, stilize insan heykelleri olarak yorumlanmaktadır. Özellikle D yapısı merkez dikilitaşlarının gövdesinde bulunan insan el ve kol motifleri, bu konudaki her türlü şüpheyi ortadan kaldırmaktadır. Dolayısıyla "dikilitaş" kavramı, işlev belirtmeyen yardımcı bir kavram olarak kullanılmaktadır. Esasen bu "dikilitaş"lar, insan vücudunu üç boyutlu olarak betimleyen stilize tarzda yontulardır.

Çapları 30 metreyi bulan yaklaşık 20 yuvarlak ve oval yapının ortasında 2 adet “T” biçimli, 5 metre yüksekliğinde, kireçtaşından bağımsız sütun yer almaktadır. Yapıların iç duvarlarında da daha küçük sütunlar bulunmaktadır. Göbekli Tepe ile ilgili bahsi geçen bilimsel veriler, arkeoloji çalışmalarında neolitik dönemle ilgili kuramsal çerçevenin ve tarihlendirmelerin yeniden değerlendirilmesini gerektiren önemli bilgiler vermektedir. Göbekli Tepenin, konumu, boyutları, tarihlendirilmesi ve yapılarının anıtsallığı ile Neolitik dönem için ünik bir kutsal alan olduğu anlaşılmıştır. Alan, 12000 yıl boyunca doğal çevresi içinde dokunulmadan kaldığından önemli arkeolojik buluntu vermektedir.

Büyük bir organizasyon ve hayal gücünün eseri olan Göbekli Tepe, bu büyüklükteki en eski anıt ve ilklerin ötesinde, birçok anlamda tarihin sıfır noktasını oluşturmaktadır. İnsanın avcı toplayıcı olarak yaşamını sürdürdüğü bir dönemde, ileri düzeyde mimarlık gerektiren tapınaklar inşa etmesi tüm dünyada şaşkınlık yaratmıştır. Tarih öncesi insanın inanç dünyasını yansıtan, animist figürlerle zenginleştirilmiş tapınaklar Göbekli Tepe’yi arkeoloji tarihinin en önemli keşiflerinden biri olmasını sağlamıştır.

Yerleşim ve tarım kavramlarından çok uzak olan avcı ve toplayıcı insan toplulukları zamanında, şehir hayatına henüz geçmeden inşa edilen ilk tapınak olan Göbekli Tepe, son yılların "en büyük arkeolojik keşfi" olarak gösterilmektedir. Yaklaşık 12 bin yıl öncesinde nasıl tasarlandığı hala cevap bulamayan tapınak, Mısır Piramitleri'nden 7100 ve İngiltere'deki Stonehenge'den yaklaşık 6600 yıl önce inşa edilmiş olmasıyla da tüm dikkatleri üzerine çekmektedir. (Kaynak: Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları Müzeler Genel Müdürlüğü ve Göbekli Tepe Kazılarının Sponsoru Doğuş Grubu verilerinden derlenmiştir)