SAĞLIK
Giriş Tarihi : 29-03-2020 19:35   Güncelleme : 29-03-2020 19:43

Covid-19, Karantina ve Biz…

Psikoterapist Hivda HOCAOĞLU'nun kaleminden...

Covid-19, Karantina ve Biz…

Covid-19, Karantina ve Biz…

 

Coronavirus hayatlarımıza ve gündemlerimize oturalı sadece 2 ay kadar oldu ama şimdiden bütün hayat akışını değiştirdi. Pek çoğumuz bu sürecin ne zaman biteceği ile ilgileniyor ve hayatı yaşama biçimini askıya almış bulunmakta. Bu bakış açısının maalesef bize pek bir yararı olmayacaktır. Çünkü ne dünya ne de bizler bu süreçten sonra eskisi gibi olamayacağız. 

Yeni dünya düzeninde kendimize nerede ve nasıl yer edineceğimiz ile ilgili farklı planlar kurmamız gerektiğini düşünüyorum Bu tam olarak ne demek peki?

Evlerimizde istemli ya da istemsiz hapis kaldığımız şu günlerde aslında üzerine düşünecek ve farkına varacak o kadar çok konu mevcut ki. Örneğin Coronadan önce hızlı hatta çok hızlı bir dünyada yaşıyorduk. Sürekli bir tüketim döngüsündeydik ama tükettiğimiz şeylerin farkında bile olamadık çoğu zaman.

Hem maddi hem manevi; İlişkilerimizi arkadaşlıklarımızı çok hızlı yaşadık, maddesel olarak her şeye çok hızlı sahip olmak istedik ve sahiplendikçe daha fazlasını elde etmek için çabaladık. Ve bu hızlı dünyada iç huzurumuz ve asıl olan değerlerimiz günden güne azalmaya başladı.

Dolayısıyla şu an her şey özüne dönmeye başlayacak, hepimiz kendimize ve hayatımıza baktığımızda nelere ve kimlere tahammül edilebilişin sınırlarını belirlemek durumunda kalacağız. 

 Corona aslında belki de bizlere dünyanın artık yavaşlaması gerektiğini öğretecek.

Daha önce farkına bile varılmayan güzelliklerin ve özgürlüklerin ne kadar değerli olduğunu kavramak, bakış açılarımızı ve ufkumuzu genişletecektir. Modern dünyanın getirdiği konfor ve lükse olan yaptırımların aslında insan hayatını ne kadar beyhude bir yola sapladığının kanıtıdır yaşanılan bu zorlu günler.

 

Hızlıca bir göz atmak gerekirse, etiket ve statü meraklısı bir toplum iken bireyin  kendi kişisel yetenekleri, ilgi alanları ve hobilerini tanıma fırsatı olmadan toplum tarafından rol biçilen hayatı yaşamak zorunda hissetmesi belki de yaşanılan hayatların ne kadar gerçek iç benliğinden uzak olduğunun gözler önüne serilmesine sebep oldu.

 

 Bunun en güzel örneği belki de açıkça evlerimizde kendimizle baş başa kalınca nasıl vakit geçireceğini ve ailemizle nasıl diyalog kuracağımızı bilememek, kendimize ait hobilerimizin olmaması ve kaygılarımızın üzerimizde hüküm sürmesi gibi.

 

Bu sıkıntılı günleri aslında “kendimizi yeniden bulma” dönemi diye adlandırabiliriz ve tabi bu haliyle kolay bir süreç olmayacaktır fakat doğru değerlendirirsek faydalı bir süreç haline gelecektir.

Bütün bu kendimizi bulmak ve yeniden keşfetmenin yanı sıra günün akışının bizlere yüklediği kaygılarla ve korkularla nasıl baş edileceğine dair yardımcı olabilecek bir kaç öneri;

Kendiniz için;

• Covid-19 içeren olumsuz haberlere maruz kalmaktan kaçının, Sadece gerekli günlük bilgileri takip edin.

• Günlük olarak stres azaltan aktiviteleriniz/egzersizlerinizi arttırın.

• Kişisel bakımlarınızı ihmal etmeyin.

• Zihinsel sağlığınıza odaklanın.

• Sevdiklerinize odaklanın, onlarla zaman geçirin, eğer uzaktaysalar günlük konuşmalar halinde rutinler oluşturun.

• Derin karın nefesleri alın (burun içinden 3 saniye alıp ve ağızdan 5-7 saniye dışarı)

• Anksiyete ve panik üreticisi değil, redüktörü olmaya çalışın.

 

Çocuklarınız için;

• Onlara güvende olduklarına dair güvence(telkin) verin.

• Çocuklarınızın korkularını konuşmalarına müsaade edin.

• Kendi baş etme yollarınızı çocuklarınızla paylaşın.

• Corona haberlerine erişimlerini sınırlandırın.

• Günlük rutin ve aktivite oluşturun. 

Ve en önemlisi SEVGİYLE KALIN…

 

Psikoterapist Hivda HOCAOĞLU.