Romanya'daki Türklerin Sesi
HV
29 MAYIS Pazar 15:08
Advert

Advert

Bükreş'te Holokos'tu Anma Etkinlikleri

GÜNCEL
Giriş Tarihi : 11-02-2022 18:12   Güncelleme : 11-02-2022 18:18
Bükreş'te Holokos'tu Anma Etkinlikleri

Türkçe öğretiminden kültür-sanat etkinliklerine, Türkoloji projelerinden bilimsel iş birliği anlaşmalarına ve kültürel diplomasi faaliyetlerine kadar uzanan geniş yelpazede çalışmalarıyla tüm dünyada 62 merkezi bulunan Yunus Emre Enstitüsü, dünyanın her yerinde Türkiye ile bağ kuran, dost insan sayısını artırmayı hedefleyerek kültürel alanlardaki faaliyetlerine devam ediyor. 

Tarihsel olarak Türkiye'nin dış politikasında her zaman önemli bir yere sahip, ülkemizle arasında kökleri tarihe dayanan güçlü siyasi, ekonomik, kültürel ve insani bağlarımızın olduğu Romanya'yla ilişkilerimiz, Bükreş ve Köstence Yunus Emre Enstitüleriyle her geçen gün daha da güçlenirken, Enstitünün uluslararası platformdaki kucaklayıcı duruşunun ülkeler arası dostluk ilişkilerini pekiştirmeye devam ediyor.

Son dönemde dünyanın COVİD-19 ve varyantlarının yol açtığı sadece fiziksel değil, psikolojik ve ekonomik de sıkıntıları getiren yeni sınamalarla karşı karşıya olduğu bir durumda, ırk, din, dil ayrılıklarının, medeniyetlerdeki kültürel çatışmaları dillendirildiği dönemlere atıf yaparak, birliktelik ve çoğulcu yaşama farkındalığı arttırma çalışmaları çerçevesinde Bükreş'te Holokost'u Anma Etkinlikleri düzenlendi. Uluslararası Holokost'u Anma haftası dolayısıyla T.C. Bükreş Büyükelçiliği ve Bükreş Yunus Emre Enstitüsü iş birliği ile “Türk Pasaportu” adlı ödüllü belgesel filminin gösterimi 10 Şubat 2022 tarihinde Bükreş Alışveriş Merkezi Hollywood Multiplex'te gerçekleşti. 
İnsanlık tarihinin gördüğü en büyük katliamlardan biri olan Holokost'a dair toplumsal bilincin artırılması ve kontrol edilemeyen nefretin ve kolektif sessizliğin sonuçlarının anlaşılması, özellikle güncel insan hakları ihlallerinin, katliamların ve nefret saldırılarının önlenmesi açısından da ayrıca önem taşıyan Türk Pasaportu filmi, Enstitünün çalışma odağında yer alan insan hayatına dokunmanın önemini bir kez daha vurguladı.

Türkiye, Romanya ve Fransa gibi farklı ülkelerde çekilen, 4 yıllık araştırmalar sonunda beyaz perdeye aktarılan ve filmin çekimlerinden önce 3 binden fazla arşiv dosyası ile tarihî belge taranan, Cannes Film Festivalinde ödül alan 'Türk Pasaportu' belgesel filmi; dünya tarihini toplumsal travma yaşadığı dönemlerinden biri olan İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazilerin “üstün ırk” dışında kabul edilen gruplara yönelik kitlesel imha politikasıyla ortaya çıkan Holokostun yıl dönümü dolayısıyla yıllar sonra tekrar seyirci ile buluştu.

Mutlu sonla biten bir trajedinin hikâyesini anlatan belgesel film gösterimi, benzer acıların bir daha tekrarlanmaması ve “bir daha asla” diyebilmek için herkese sorumluluk düştüğünü Bükreş Yunus Emre Enstitüsü aracılığıyla yineledi. 

T.C. Bükreş Büyükelçisi Füsun Aramaz, devletlerin, toplum genelinde konuya ilişkin farkındalığı güçlendirmek için Türkiye Pasaportunun, 1940-1945 yılları arasındaki cesur ve duyarlı Türk Diplomatların kendi hayatlarını riske atarak yüzlerce hayat kurtardığını, Dışişleri Bakanlığının bu konudaki gayretine ve onları Türk vatandaşı yapma konusundaki mücadelesine değindi.

Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Enis Tulça, diplomat bir aileden geldiğini, bununla gurur duyduğunu, Türk diplomatların ve ailelerinin merhametli yaklaşımlarına çeşitli anekdotlarla şahitlik etme fırsatı bulduğunu söyledi. 

Sonunda, 'Her kim bir hayat kurtarmışsa tüm hayatları kurtarmış gibidir' vurgusu ile Maide Suresine atıf yapan belgesel film insanı insan yapan unsurların dil, din, mezhep ve coğrafyadan bağımsız, kardeşçe bir yaşam için birliktelik olduğunu, trajik bir süreci konu alarak anlatıyor. Türkçe dublaj kullanılmadan İngilizce alt yazı ile gösterilen film, pandemi tedbirleri kapsamında sınırlı sayıda seyirci ile buluştu.

Aynı kapsamda 07 Şubat 2022 tarihinde Parlamento Sarayında yapılmış olan T.C. Bükreş Büyükelçiliği, Romanya Yahudileri Birliği ve Romanya Demokrat Türk Birliğiyle ortaklaşa düzenlediği Türklerin Yahudilere yüzyıllar boyunca sağladığı destek ve Türk diplomatların Yahudileri Holokost'tan kurtarma çabaları konulu sergi organize edildi. Sergide İkinci Dünya Savaşı sırasında Türk diplomatların Yahudileri Holokost'tan kurtarma mücadelesine ilişkin belgelerin yanı sıra, savaş öncesi Nazi zulmünden kaçan Yahudi bilim adamlarının kabulü için, antisemitik yayınların yasaklanmasına ilişkin kararnamelerin örneklerine yer verildi.

Sergide verilen mesajı belgesel gösterimi ile destekleyen program dizesinde genel olarak din, dil, ırk ayrımı gözetmeksizin farklı kültür ve coğrafyalarda milletimizin toplumsal bilinç, merhamet, fedakârlık ve diğerkâmlık özelliklerine, her alanda karşılaşılan ayrımcılık biçimlerini önlemek için kültürel diplomasinin önemine değinildi.
II. Dünya Savaşı döneminde gerçekleşen Holokost trajedisini anmak için uluslararası belirlenen tarih 27 Ocak olmasına rağmen anma programlarının Şubat ayı içinde de devam ettiğini belirten Bükreş Yunus Emre Enstitüsü Müdürü Mustafa Yıldız; BM Genel Kurulu tarafından 1948 yılında onayladığı, soykırımın uluslararası hukuka göre bir suç olduğu ve bu suçu işleyenlerin ve teşvik edenlerin cezalandırılması gerektiğini belirten Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi'ni Türkiye'nin 23 Mart 1950'de bu sözleşmeyi imzalayarak taraf olduğunu belirtirken, sadece devletimizin onadığı hukuki çerçeveden değil Türk milletinin özünde olan insani tutum ve hoşgörüyü vurgulamak için bu trajediyi anma etkinliklerinin toplumsal diyalog ve kültürel yakınlaşma açısından önem taşıdığını belirtti. Holokost sırasında sadece Yahudilerin değil başka grupların da sistematik olarak hedef alındığını Romanlar ve Slav halkları dâhilinde Lehler, Rusların da aralarında komünistler, sosyalistler, Yehova Şahitlerin de buna maruz kaldığını hatırlattı, bu noktada Türk Pasaport Filminin ve onunla ilişkili olarak belge ve dokümanlardan oluşan serginin verdiği birleştirici mesajının çok kıymetli olduğunu söyledi.

AdminAdmin

YORUMLAR
Reklamı Geç
Advert