AZERBAYCAN'DAN FRANSA'YA SERT TEPKİ
Pazartesi, 16 Ocak 2012 09:43

22Aralık 2011 tarihinde Fransa Meclisinin Genel Kurulunun sözde “ermeni soykırımı” iddialarının reddinin suç sayılmasını öngören yasa tasarısının kabulü Türkiye’de olduğu gibi kardeş Azerbaycan’da da büyük yankı ve itirazla karşılanmıştır. Tarihçilerin eleştirmesi gereken bir olayın siyasi kararla başka bir devletin, Avrupa’da insan haklarının beşiği sayılan Fransa tarafından sözde “soykırım” olarak onaylanması ve bunun üzerine bu iddianın reddini suç sayan yasa tasarısının kabul edilmesi modern demokrasi düzeninde büyük bir çelişki meydana getirdi. Gel gör ki, demokrasi, insan haklarından dem vuranların “en insaflı”ları bu saçma karar karşısında vicdanlarının sesini boğmak için sadece sessiz kalmakla yetindiler.  
Azerbaycan’ın kederi kederimiz sevinci, sevincimizdir diyen Mustafa Kemal Atatürk’ün torunları ve rahmetli Haydar Aliyev’in söylediği bir millet, iki devlet prensibine sadık kalan Azerbaycan halkı bu adaletsizliğe karşı tek yumruk olmalıydı ve oldu. Fransa parlamentosunun bu kararına Azerbaycan sadece üst düzey devlet makamları ve milli meclisi ile en makul karşılık vermekle yetinmedi aynı zamanda diasporayı seferber etti. Fransa, İtalya, Almanya ve diğer ülkelerde olduğu gibi Romanya’daki Azerbaycanlılar da bu yanlışlığa sert tepki gösterdi.
Romanya-Azerbaycan Gençler ve Medeniyet Kurumunun Fransa parlamentosunun meclis üyelerine ve Fransa’nın Romanya Büyükelçiliğine göndermiş olduğu itiraz mektubunda 21’inci asrın önde gelen demokratik ülkelerinden biri olarak söz edilen Fransa’da temel insan haklarına aykırı bu kararın sözkonusu kurumda büyük şaşkınlıkla karşılandığı belirtilmiştir. Her insanın kendi inancını, hadiselere yaklaşım şeklini seçmekte özgür vicdana sahip olduğu halde emperyalist düşünce ile fikirlere pranga vurmanın modern dünyanın değerleri ile çeliştiğini vurgulayan kurum Osmanlı döneminde yaşanmış acı olaylara tek taraflı bakmanın ve hiylebaz ermeni diasporasının oyunlarına gelmenin yanlışlığına vurgu yapmıştır. Mektupta Türkiye’nin kendi tarihi ve geçmişte yaşadığı olaylarla karşılaşmaya her zaman hazır bulunduğu halde bunun için bağımsız tarihçilerden ibaret uluslararası komisyon oluşturma teklifin 1915 olaylarından dolayı Türkiye’yi haksız şekilde kınayan Fransa gibi devletlerin umursamazlığından üzüntü ifade edilmiş, o dönemlerde Osmanlı’da en üst makamlarda yer alan Ermenilerin her fırsatta dışarıdan gelen destek sayesinde fitne fesatla ülkeyi bölme çabalarının olduğu gösterilmiştir. O dönemde Osmanlı’nın Türk halkının da büyük kayıplar verdiği öne çekilmiştir.
AGİT Minsk Grubu eş başkanlığını yapan Fransa’nın sözde “ermeni soykırım”ının reddini suç sayan yasa tasarısının kabulu sözkonusu ülkenin Ermenistan, Dağlık Karabağ savaşının barış yolu ile adaletli çozümüne gelecekte her hangi tesirli katkılarından şüphe duyulmuştur. 
20 yıldır işgalden eziyet gören ülkenin vatandaşları gibi Ermenistan’ın Azerbaycan topraklarına karşı kanlı saldırısı neticesinde yurt-yuvalarından kovulmuş bir milyon Azerbaycanlı mültecinin haklarına karşı Fransa’nın umursamazlığından kaygı duyulmuş ve Ermeni devleti ve diasporası tarafından propogandası yapılan sahte “tarihi deliller”in tesiri altında Osmanlı dönemindeki olaylarla ilgili her hangi bir siyasi veya hukuki kararın alınması şiddetle kınanmıştır.
Son olarak, Romanya-Azerbaycan Gençler ve Medeniyet Kurumu tek taraflı iddialara dayanan ve İnsan Hukuklarına dair Dünya Deklarasyonunu kabaca çiğneyen tasarının Fransa hükümeti ve parlamentosu tarafından derhal iptalini talep etmiştir.