Advert
ROMANYA ANALİZİ
Ufuk TANDOĞAN

ROMANYA ANALİZİ

Bu içerik 3617 kez okundu.

Romanya'nın yakın Ekonomik tarihi
   Romanya'nın, yakın ekonomik tarihine ilişkin kısa bir değerlendirme niteliğindeki bu yazımızda, komunizm dönemi sonrasındaki gelişmelerin, dönemler itibariyle ekonomik etkilerini değerlendirmeye çalışacağız.
   1989 yılının sonunda, komunizmin dramatik bir şekilde sona ermesinin ardindan, Romanya'da ekonomik alanda yaşanan gelişmeleri 5 temel dönem altında değerlendirmek uygun olacaktır.  
1)    1989-1997 : Adaptasyon dönemi
2)    1998-2003 : Gelişme dönemi
3)    2004-2008 : Hızlı büyüme dönemi 
4)    2009-2012 : Ekonomik kriz dönemi
5)    2013-2015 : Toparlanma dönemi

1989-1997: Adaptasyon dönemi
   Komunist rejimin sona ermesinin ardından, genç bir ülke olan Romanya, zorlu bir adaptasyon dönemine girdi. Bu dönem, komunizm sonrasında, demokrasiye ve piyasa ekonomisine uyum sancılarıyla geçen bir süreç olarak Romanya tarihinde yerini aldı. 
   Adaptasyon sürecinin zorluğu nedeniyle, doğal olarak söz konusu dönemde, önemli ekonomik adımlar atılamadı. Öyle ki; 1989-1997 yılları arasında, ülke endüstrisi hala %100 devlet hakimiyetindeydi.

1998-2003: Gelişme dönemi
   1998 yılında Romanya'nın Avrupa Birliği üyelik sürecinin başlamış olması, aynı zamanda ülke ekonomisi için de yeni bir dönemin başlangıcına işaret ediyordu.
   Bu önemli gelişme, Romanya'nın ekonomik alanda hızlı ve emin adımlar atmasına öncülük etti. İlk özelleştirme 1998 yılında, Dacia'nın Renault'a satılmasıyla gerçekleşti. Özelleştirmenin, ekonomik gelişmedeki önemli rolünün habercisi olan bu işlemi, ülkenin en büyük çelik şirketlerinden bir tanesinin Arcelormittal tarafından satın alınması izledi. Böylece özelleştirme hız kazandı ve 2001-2003 yılları arasında, kamuya ait şirketlerin sayısı 1.673'ten 1.342'ye kadar düştü. 
   Rejim değişikliği sonrasındaki adaptasyon sürecinin ardından, ülkedeki ekonomik gelişme gözle görülür hale geldi.

2004-2008: Hızlı büyüme dönemi
   Romanya, 2004 yılında, Avrupa Birliği tam üyelik adayı sıfatını kazandı. Ardından 2007'de ise Avrupa Birliği'ne resmen kabul edildi. 2004'te ayrıca NATO üyeligine de kabul edilmişti. Tüm bu olumlu gelişmeler, 2004-2008 yılları arasındaki hızlı ekonomik büyümeyi beraberinde getirdi.
   Bu dönemde, özelleştirme yine ekonomik büyümenin amiral gemisiydi ve önemli anlaşmalar ardı ardına imzalandı.
- Romanya'nın en büyük petrol şirketlerinden PETROM, 2004 yılında OMV tarafından satın alındı.
- 2005 yılında, ülkenin en büyük bankası BCR, ERSTE GROUP tarafından satın alındı. 
- AUTOMOBILE CRAIOVA, FORD tarafından 2008 yılında satın alındı.
- Ülkenin ikinci büyük rafinerisi ROMPETROL özelleştirildi.
2008 yılında Romanya'da, “Doğrudan Yabancı Yatırım”(FDI) seviyesi, tarihi zirvesine ulaştı.
   Bankacılık sektörü de ekonomideki olumlu gelişmelerden payını aldı.
· Sektörün aktif toplamı 90 milyar RON'dan 314 milyar RON'a yükseldi.
· Toplam krediler 41 milyar RON seviyesinden 198 milyar RON'a yükseldi. (büyük ölçüde gayrimenkul finansmanı) 
· Sektörde çalışan sayısı 52.000'den 72.000'e çıktı.
· Şube sayısı 3.500'den 6.500'e yükseldi.
Büyüme sürecinin toplam etkisi ise net olarak, bu dönemde Gayrisafi Yurtiçi Hasıla(GSYIH) 61.4 milyar EUR'dan 142 milyar EUR'ya yükselirken, ortalama büyüme oranının %7 olarak gerçekleşmesiyle görüldü.
   Ancak hızlı büyüme, bazı makroekonomik göstergelerde dengesiz bir görüntü ortaya çıkardı.
   Örneğin;
·    Enflasyon %9.3'e ulaştı.
·    Bütçe açığı 2008 yılında %4.7 seviyesindeydi.
·    Cari açık 2007 yılında %13.8 seviyesine yükselmişti.
2008 yılında ise, Romanya, gelecek vaadeden büyüme performansını, henüz sürdürülebilir hale getirememişken, ekonomik krizle karşı karşıya kaldı.

2009-2012: Ekonomik kriz dönemi
Ülkedeki pozitif tabloyu sona erdiren ekonomik krizin etkisi, temel göstergelere de hemen yansıdı.  
   2009 yılında, GSYIH büyüme oranı negatife dönerken -%7.1 seviyesinde gerçekleşti. Bütçe açığı ise %7.1 oranına yükseldi.
   Bankacılık sektörü de parlak günlerini geride bırakmıştı. Yüksek orandaki tahsil edilemeyen krediler, bankaların zarar etmesine neden oldu.
   Romanya, krizle mücadele edebilmek amacıyla, gerekli gördüğü tüm tedbirleri almak zorunda kaldı. Katma değer vergisinin (KDV) %19'dan %24'e çıkartılması, kamu çalışanlarının maaşlarının %25 oranında azaltılmasi, bu dönemde göze çarpan kritik kararlardandı.

2013-2015: Toparlanma dönemi
   2012 yılından sonra, ülkede krizin etkilerinin ortadan kalkmasına yönelik olumlu sinyaller görülmeye başladı.
   Bu dönemde ihracat artarak, 2009 yılındaki 29 milyar RON seviyesini, 2015'te 56 milyar RON seviyesine taşıdı. 
   Romanya hükümeti de vergi politikasında rahatlatıcı adımlar atmaya basladı.
   2014 yılında, unlu mamüllerin KDV oranı %24'ten %9'a düşürüldü. 2015'te de, söz konusu vergi indirimi tüm gıda ürünlerine uygulanmaya başladı. Nihayet 2016'da, genel KDV oranı %20 seviyesine çekildi. 
   Son 3 yılda, KDV'de düşerken, maaşlarda ise artış gözlendi. Ortalama maaş seviyesinde %20 oranında reel artış gerçekleşirken, en düşük maaş tutarı da %53 oranında artış gösterdi. 
   Bu gelişmeler sonucunda, 2014 yılınının ikinci yarısından başlayarak satın alma gücünde ve iç tüketimde canlanma yaşandı.
   Sonunda, kriz dönemi yaralarını saran Romanya, sağlam makroekenomik göstergeler ve olumlu yatırım derecelendirme notlarıyla, istikrarlı büyüme yolculuğuna, bu kez daha emin adımlarla, yeniden başlamış oldu.
   Nitekim, son dönem ekonomik göstergelerine baktığımızda da olumlu gelişmelerin etkisini görüyoruz:
-    Cari açık GSYIH'nin %1'inden daha aşağıda bir seviyeye geriledi.
-    Bütçe açığı %1.5 seviyesine düştü.
-    İç tüketim arttı ve son 3 yılda GSYIH artışı %2.8 ve %3.5 oranları arasında bir seyir izledi. Büyüme oranının bu yıl için de %3.7-%4 aralığında gerçekleşmesi bekleniyor.
         -    İşsizlik oranı %7'nin altında kaldı.
   Bu olumlu tabloya karşın, Romanya'nın bu istikrarli yürüyüşünde, karşısına çıkabilecek bazı zorluklar olduğunu da belirtmeden geçmemeliyiz.
   Öncelikle en düşük 170 EUR ve ortalama 420 EUR olan maaşlar dolayısıyla ortaya çıkan düşük gelir seviyesi, ekonomik canlanmanın önündeki önemli engellerden birisi olmaya devam ediyor.
   Kırsal nufusun %44 gibi yüksek bir orana sahip olması, burokrasinin ağır işleyen  temposu da ülkenin zorlukları arasındaki yerini koruyor.
   Son olarak, altyapı eksiklikleri, yolların yetersizliği gibi konuların da altını çizdiğimizde, Romanya'nın emin adımlarla ilerlemesini yavaşlatabilecek zorlukların en önemlilerini vurgulamış oluyoruz.
   Son dönemde Romanya'da, ekonomik büyüme ve yapısal değişikliklerin yanısıra, aynı zamanda, yolsuzlukla mücadele konusunda da kararlı ve istikrarlı politikalar izlendi.
   Hep söylediğimiz gibi, Romanya genç ve büyüyen bir ülke. Aynı zamanda bu büyümesini sürdürülebilir kılacak, güvenilir ve kaliteli kaynaklara da sahip. Büyümenin temel sürükleyicileri konumundaki otomotiv, bilgi teknolojileri, gayrimenkul ve tarım sektörlerinin önderliğinde, istikrarlı ve gelecek vaadeden bir ekonomik aydınlığın ülkeyi beklediğini söylemek yanlış olmaz diye düşünüyoruz.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli,  Romanya Milli Günü etkinliklerine katılmak üzere Romanya'ya geldi
Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli, Romanya Milli Günü etkinliklerine katılmak üzere Romanya'ya geldi
Hasan Akdoğan Romanya'ya atandı
Hasan Akdoğan Romanya'ya atandı