Advert
Advert

Tarih kokulu șehir Sighișoara

Garanti Bankası Romanya CEO’su Ufuk Tandoğan’ın kaleminden

Tarih kokulu șehir Sighișoara
Bu içerik 249 kez okundu.

Tarnava Mare nehrinin kıyısında Mureş ilçesinde bulunan antik ortaçağ kenti Sighişoara, insanların Romanya’ya geldiğimde mutlaka ziyaret etmemi tavsiye ettikleri şehirlerin başında geliyordu.
   Sighişoara’ya vardığım anda anlamıştım sebebini… Zaman yolculuğunda bir kapı, her caddesi, her sokağı ile tarihe nefes veren bir şehir… 
   Saxonlar tarafından kurulmuş sevimli bir ortaçağ yerleşkesi…
   Sighişoara’nın yazılı tarihi 1280 yılında  başlamakla birlikte M.Ö. 3. Yüzyılda Dacian halkına da ev sahipliği yapmıştır. Saxonlar`ın 12. yy sonlarına doğru şehre yerleşmesiyle işgalden kurtularak, kentsel yaşama geçen önemli bir zanaat merkezi ve “Burg” (kasaba) haline gelmiştir. Başlangıçta Castrum Sex (Fort Six) olarak bilinen şehir, 1298 yılına gelindiğinde “Schespurch”, daha sonraları 1367 yılında “Civitas de Seguswar” olarak anılmış, Sighişoara ismi ile ilk defa 15. yy.’da yazılı olarak tarihe geçmiştir.
   16. ve 17. yy’da bu yerleşkedeki esnaf loncaları ve zanaatkar Saxonlar’ın ekonomik anlamda şehri kalkındırması, Sighişoara’nın sıradan bir yerleşim alanı olmaktan çıkıp, kralların yaşamaya başladığı bir yer haline dönüşmesini sağlar. Hatta bugünlere bozulmadan gelen renkli evlerin genellikle bu tüccar ve zanaatkarlara ait olduğu rivayet edilir. 
   17. ve 18. yüzyıllarda, Sighişoara o zamanlardaki diğer pek çok şehir gibi, askeri işgale uğramıştır. Uzun süren işgal döneminden sonra Sighisoara, I. Dünya Savaşı sonrası Avusturya-Macaristan Krallığının himayesinden çıkarak Romanya Krallığı'nın bir parçası haline gelmiştir.
   Şehir, mistik tarihinin ötesinde, birçok hikayeyi de günümüze taşımaktadır. Kazıklı Voyvoda Vlad Tepes - ya da popüler kültürdeki lakabıyla 'Dracula'nın Sighişoara’da doğmuş olması ve Drakula'nın babası Eflak prensi Vlad Dracul'un burada sürgünde yaşamış olması şehrin gizemini arttırmaktadır.
   Savaş sonrası yaşama açılmış az sayıdaki kasabadan biri olan ve masalsı mimarisiyle dikkat çeken Sighişoara, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde de yer alan “old city” ve “historical center” olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır. Her yıl Temmuz ayında, “historical center” çevresinde, Ortaçağ Festivali gerçekleşir. Şehrin enerjisini ve canlılığını en azami şekilde hissedebilmek için Temmuz ayında ziyaret etmenizi  tavsiye ederim. Benim gibi, her günü şehir hayatı ve modern teknoloji ile çevrili olan insanlar için Ortaçağ Festivali’nin, benzersiz ve büyüleyici bir tarih dersi olabileceğini düşünüyorum.
   Historical center’da, inşaası 14. yy’a dayanan Saat Kulesi'ni ziyaret edebilirsiniz; burada dünyanın en önemli şehirlerini gösteren yön tabelasının yanı başında görebileceğiniz muhteşem bir manzara var. 1676'da meydana gelen yangından sonra Yower Saati, Tyrol'den Veit Gruber, Salzburg'dan Philip Bong ve marangoz Valentin tarafından 1677'de yeniden inşa edilmiştir.
   Dominik talimati ile 1291'de başlanarak inşa edilen Lütheran mozaiği ile işlenmiş Manastır Kilisesi ve içerde vaktin nasıl geçtiğini idrak edemeyeceginiz ortaçağ silah koleksiyonlarının sergilendiüi Silah Müzesi, “historical center” da gitmeniz gereken diğer yerlerden sadece ikisi.
   Tepedeki kilise, mezarlık ve Joseph Haltrich Lisesi gibi göz kamaştıran diger yerlere sizi götürecek olan tarihi ahşap bir çatıya sahip Kapalı Merdiven'e uğramadan Sighisoara ziyaretini sonlandırmak elbette olmaz.
Old Town, uzun yürüyüşler için çok keyiflidir. Manzara ve sokaklar sizi sıkmayacaktır. Zamanınız da kısıtlı değilse çevredeki Sakson köylerini ziyaret etmek için mutlaka bir gün ayırmalısınız. Başka güzel bir kültürü keşfedeceğinizden hiç şüphem yok.
   Seyahat etmek ve yeni yerler keşfetmek zihne dinçlik kazandırır derler. Sighişoara ziyaretinin sizin için muhteşem bir deneyim olacağını ve Sighişoara`nın tekrar gitmek istediğiniz şehirler listesinde yerini alacağını kesinlikle söyleyebilirim.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Antalya'ya ocak-temmuz döneminde havayoluyla 61 bin 929 Romen geldi
Antalya'ya ocak-temmuz döneminde havayoluyla 61 bin 929 Romen geldi
Milli Takım'ın yeni teknik direktörü Lucescu
Milli Takım'ın yeni teknik direktörü Lucescu