Advert
GÜNCEL
Giriş Tarihi : 16-01-2020 23:23   Güncelleme : 16-01-2020 23:37

“Romanya’da yaşayan vatandaşlarım 80 milyonu aşkın Türkiye’mizin aynası”

Büyükelçimiz Füsun ARAMAZ, çok özel sorularımıza çok özel cevaplar verdi.

“Romanya’da yaşayan vatandaşlarım 80 milyonu aşkın Türkiye’mizin aynası”

Yeni yılın ilk ziyaretini Romanya’daki biz Türklerin aile büyüğü olarak Büyükelçimiz Füsun ARAMAZ hanımefendiye yaptık Serkan ile birlikte.

   Zaten Sayın Büyükelçimiz ile daha önce yeni yılda ilk röportajımız için randevumuz vardı.

Randevumuz vardı da ne gün, saat kaçta o belli değildi. Millet hala yeni yıla girmenin yorgunluğunu yaşarken sağ olsunlar bize hemen randevu verdiler.

   ...Ve de vatadaşlarımıza her zaman kapıları ardına kadar açık olan Büyükelçimize koştuk.

Bizi Rezidansında kabul ettiler. İnanır mısınız ben öyle sıcak bir rezidans görmedim. Sıcaklık kelimesini mecazi anlamda söyledim.

55 yıla yakın gazetecilik hayatımda ilk tanıdığım Büyükelçi TOKYO Büyükelçimiz Celal EYİCEOĞLU idi.

   1975 yılında PARİS - TAHRAN - PEKİN - BANKGONK ve TOKYO’ya eşim ile yeni evliyim ve zamanın önemli gazetesi SON HAVADİS’in yazı işleri müdürü olarak bu ülkelere ‘’DOĞUNUN MUTLU ÜLKELERİ’’ adlı röportaj için gittiğimde tanımıştım.

İkinci tanıdığım Büyükelçimiz de o zamanki adı ile Federal Almanya’da 1980 senesinde o zamanki başkent BONN’da Bonn Büyükelçimiz rahmetli Vahit HALEFOĞLU oldu.

Bir de sanırım 1987 yılında Singapur’a bir röportaj için gittiğimde Singapur Büyükelçimiz Dr. Rıza TÜRMEN idi.

   Geçmişteki Büyükelçilerimizin her nedense diplomat fotoğrafları daha ağır basıyordu. Siz anladınız ne demek istediğimi.

    Yani ürkütücü ve de yüzleri gülmez kişiler olarak tanınırlardı.

   Geçmişi bırakalım günümüze gelelim.

Bu örnekleri eski tarz Büyükelçilerimizi tanımayanlar için yazdım.

* * *

Diğer ülkeleri bilmem. Ama Romanya’da yaşayan bizler gerçekten çok, ama çok şanslı kişileriz.

   Elçiliğimizin, konsolosluğumuzun kapıları her zaman için biz vatandaşlarına ardına kadar açık. Sadece bizlere değil soydaşlarımıza ve işi Büyükelçiliğimize düşen herkese de açık.

Kapılarından adeta kendi evimize girer gibi huzur içinde giriyoruz.

Hele şu andaki Büyükelçimiz Füsun ARAMAZ hanımefendinin Bükreş Büyükelçimiz olarak atandığını duyduğumda ‘’Evine dönüyor’’ diye düşünmüştüm..

   Doğru da düşünmüşüm.

Zira Köstence Başkonsolosluğu yaptığı yıllarda hem Romanya’yı hem bizleri tanıdı. Elbette bizler de kendilerini tanıdık. Sevdik, hem de çok sevdik. Saydık.

    Yılın ilk günlerinde kendileriyle görüşürken içimden geldiği gibi konuştum. Yani çok sıcak bir konuşmaydı.

   Sohbetimiz sırasında kendileri de Bükreşe atanmasından dolayı çok mutlu olduğunu ve çok sevindiğini söyledi.

   Bugüne kadar Sayın Büyükelçimiz Füsun ARAMAZ’a protokolün dışında “CEK”li “CAK” lı değil de çok daha değişik sorular sormak istediğimi söyledim.

Ben sorulara başlamadan Sayın Büyükelçimiz Füsun ARAMAZ “Erkan bey ne zaman vatandaşlarımızın iş yerlerine çat kapı ziyaretleri yapacağız ?’’diye sordu.

   Yani tam bir diplomat olduğunu gösterdi. Ben soru soran olacağıma Sayın Büyükelçim soru soran oldu.

   Yani ben bu röportaja 1-0 yenik başlıyorum.

 

E.E: Son Dünya Ekonomik Forum Cinsiyet uçurumu raporunda kadının yönetime katılımı konusunda ciddi hedefler var Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak bu konuda Romanya da başarılıyız. Kadının yönetime hem de üst düzeyde yönetime katılımı hakkında düşünceleriniz nedir?

- Komşu coğrafyalara baktığımızda ne kadar şanslı olduğumuzu daha iyi anlayabiliyoruz. Türk kadının toplumda erkekle eşit statüde hak ettiği yeri alması için önündeki tüm engelleri kaldıran bir önderi oldu. Atatürk devrimleriyle Türk kadını  eşit haklara kavuştu, her meslekte eğitim ve görev alabilmesinin  önü açıldı, Avrupa ülkelerinin bir çoğundan önce seçme ve seçilme hakkı tanındı. Cumhuriyet tarihimiz sanattan bilime, siyasetten ekonomiye her alanda kendini ispat etmiş kadınların başarı hikayeleriyle doludur. 
   Dışişleri Bakanlığımız kadın yöneticilerin sayısı bakımından önde gelen kurumlarımızdan. 1991 yılında Bakanlığa  erkek arkadaşlarımızla eşit sayıda 14+14 toplam 28 kişi olarak girdiğimizde 3 kadın Büyükelçimiz vardı. Bugün hemen hemen tüm dönem arkadaşlarım Büyükelçi olarak görev yapıyor ve kadın Büyükelçilerimizin sayısı son atamalarla 70’e yaklaştı. Bakanlığımızda toplam 50 Genel Müdür Yardımcısının yarıya yakını da kadın meslektaşlarım.
   Bükreş’te de Büyükelçiliğimize bağlı kurum temsilcilerimizden TİKA Koordinatörümüz, Yunus Emre Müdür Vekili, ayrıca yeni Ticaret Müşavirimiz kadın. Böyle bir ekiple çalışmaktan çok memnunum, öncelikle görevlerini tam bir profesyonellik ve titizlikle yerine getirdikleri için tabii, ama aynı zamanda kadınların gücünü de gösterdikleri için.

E.E: Türkiye’nin farklı illerinden Sanayi ve Ticaret Odaları ziyaret ediyor sizi ve sivil toplum örgütlerimizi. Sizin de bu konuda ciddi ve önemli desteklerinizi biliyorum.
 Bu yıl içinde Romanya’da iş imkanı aramak isteyen iş adamlarımıza ve ikili ilişkilerimiz için önerileriniz nedir?

- Son dönemde Sanayi ve Ticaret Odası heyetlerimizin Romanya’yı ziyaretlerinin ivme kazanmış olmasından memnuniyet duyuyorum. Göreve başladığım son bir yılda ülkemizin dört bir köşesinden heyetlerimiz Romanya’ya gelerek hem bu ülkenin çeşitli Ticaret ve Sanayi Odalarıyla bir araya geldiler; aynı zamanda geniş katılımlı iş toplantılarında somut iş birliklerinin ilk adımlarını attılar. Büyükelçilik olarak gelen heyetlerimize temaslarında büyük ölçüde eşlik ediyoruz. Ayrıca, heyetlerimizle bizzat bir araya gelerek Romanya’ya dair izlenimleri ile yaptıkları iş görüşmeleri hakkındaki düşünce, önerileri ve varsa sıkıntılarını dinliyor, Romanya’daki iş ve yatırım ortamı konusundaki düşüncelerimizi kendileriyle paylaşıyorum. Bu temaslarda iş çevrelerimizin gerek yatırım gerek ticaret alanındaki büyük ikili işbirliği potansiyelini kavradıklarını ve bu potansiyeli ivedilikle hayata geçirme iradeleri olduğunu memnuniyetle görüyorum.
   Romanya’yla ekonomik ve ticari ilişkilerimizin arttırılması bağlamında, ülkemizden Romanya’daki fuarlara katılımların ve alım heyeti programlarının sayısının artırılmasının yanısıra iş forumları ve ekonomik içerikli toplantılar vesileleriyle Türk ve Romen işadamlarının mümkün mertebe biraraya gelmesinde yarar görüyorum. Özellikle aynı sektörde faaliyet gösteren iki ülke işadamlarının yüzyüze görüşme imkanı bulduğu “B2B” toplantılarının önemli artı değer sağladığını gözlemliyoruz. İş insanlarımıza Romanya’da yerleşik bir şirket kurmaları halinde Romen müşterilere daha rahat ulaşmalarının yanısıra gerekli şartları sağladıkları takdirde yurtdışı birimlerine sağlanan  devlet teşviklerinden de faydalanabileceklerini hatırlatmak istiyorum. Büyükelçiliğimiz Ticaret Müşavirliği bu konuda işadamlarımıza gerekli yönlendirmelerde bulunuyor. Ayrıca, burada kurulacak şirketler, Romanya’nın AB ülkesi olması nedeniyle aynı zamanda AB firması niteliği taşıyor ve böylelikle ürünlerini AB pazarına daha rahat bir şekilde ihraç edebiliyorlar.
   Son olarak, bir hususu da burada vurgulamadan geçemeyeceğim; iş heyetlerimizin pek çoğundan espriyle karışık bir özeleştiri niteliğinde, “bu kadar yakınımızdaki bir ülkeye gelmekte aslında geç bile kalmışız” ifadesini duyuyorum. Bu itibarla, Romanya’da iş yapmaya ilgi duyan işadamlarımıza daha önce gelen heyetlerimizle temas etmelerini, Romanya’daki ekonomik manzarayı ve izlenimlerini ayrıntılı olarak bir de onlardan dinlemelerini ve tabii (gülerek) daha fazla geç kalmamalarını tavsiye ediyorum! Romanya burada iş camiamızı başarıyla temsil eden girişimcilerimizin dile getirdiği üzere  iş insanlarımıza kapılarını açık tutuyor.

E.E: Türkiye’den gelen İş adamlarımız en çok hangi iş kollarına ilgi gösteriyor?

- Romanya’da halihazırda ticaret siciline kayıtlı  15 bin şirket Türk şirketi var. Bunlardan  5 bin civarında şirketin  aktif olduğunu biliyoruz. Türk işadamlarının Romanya’da faal olduğu son 30 yıla bakıldığında, hemen hemen tüm iş kollarında, küçük ve orta ölçekli işletmelerin yanısıra büyük sermaye yatırımlarını barındıran altyapı ve imalat sektörlerinde de faaliyet gösterdiklerini memnuniyetle görüyoruz.
   Bununla beraber, güncel istatistikler ve eğilimler ışığında, gayrimenkul, inşaat, mobilya, tekstil, demir-çelik, otomotiv yan sanayi, gıda, ambalaj, kimyasal ürünler sektörlerinin öne çıktığını söyleyebiliriz. Ayrıca, özellikle yakın dönemde sağlık hizmetleri ve inşaat sektörüne olan ilginin arttığını görmekteyiz.

E.E: Şimdi biraz sosyal konular ile ilgili çok özel bir iki soru sormama izin verir misiniz?

- Tabii, memnuniyetle.

E.E: Bu söyleşiye başlamadan ilk soruyu siz sordunuz. ‘’Ne zaman çat kapı ziyaretleri yapıyoruz’’ dediniz.
   Çat kapı ziyaretlere ne zaman başlayabiliriz Sayın Büyükelçim?

- Romanya’da gerek yaptıkları işler gerek sergiledikleri disiplin ve Romenlerin saygısını kazanan tutum ve davranışlarıyla övündüğümüz iş dünyamızın temsilcilerini, ikili ilişkilerimizin her alanda gelişiminde ve Türk-Romen dostluğunun pekiştirilmesinde önemli rol oynayan paydaşlarımız olarak kabul ediyorum. Bu anlayışla, 2019 Ocak ayında göreve başlamamdan hemen sonra Romanya’da yerleşik tüm iş çevrelerimiz ve STK’larımızla temas içerisinde olmaya ve onlarla görüş alışverişinde bulunmaya  özen gösterdim.  Bir çoğunu Köstence’de görev yaptığım dönemden de tanıdığım iş insanlarımız ve STK yöneticilerimize kapım her zaman açık oldu;  beni ziyaretleri ve çeşitli etkinliklerimiz vesilesiyle biraraya geldik. İşadamlarımızı kendi çalışma ortamlarında ziyaret etmeyi de arzu etmekle birlikte,  ikili ve Avrupa Birliği başta olmak üzere çok taraflı ilişkilerimizdeki hızlı gündem ve mesai yoğunluğumuz nedeniyle bugüne kadar istediğim ölçüde buna fırsat bulamadım. Ancak, bu ziyaretlere bu yıl içinde ağırlık vermeye çalışacağım, dolayısıyla bu Cuma’dan itibaren sizin “çat kapı ziyaretler” olarak isimlendirdiğiniz turlara başlayarak belli bir program dahilinde iş dünyamıza kısa ziyaretlerde bulunmayı öngörüyorum.   

E.E: Yüksek müsaadelerinizle özel sorulara geçmek istiyorum.
A) Rezidansınızda değil ama evinizde yemek yapıyor musunuz?
B) En çok hangi yemeği seviyorsunuz?
C) Eşiniz beyefendi de Büyükelçilerimizden özel hayatınıza işinizi taşıyor musunuz?

- 30 seneye yaklaşan çalışma hayatı ve görevin gerektirdiği uzun mesai saatleri evde geçirilen zamanı son derece sınırlıyor. Bu nedenle yemek konusunda da daha çok pratik şeylere yöneliyor insan. Ama vakit olduğunda, özellikle kızımla birlikte yemek yapmaktan zevk duyuyorum.
   En çok sevdiğim yemeği seçmek güç, tüm yörelerimizin birbirinden lezzetli yemekleri var. Ama çocukluğumda hem rahmetli anneannemin hem de babaannemin yaptığı etli yaprak sarmasını çok severdim. Romenlerin de milli yemekleri olarak gördüğü sarma/sarmale burada da sevdiğim yemeklerin başında geliyor.    

   Eşim de Büyükelçi olduğu için akşam yemeklerimizde Türk Dış Politikası ve Bakanlığımızın gündeminin konu edildiği sohbetler sık oluyor. Diplomatlık normal bir mesainin ötesinde aslında bir bir hayat tarzı haline geliyor ve 7/24 olarak tabir edilen haftanın her günü her an belirli konuları takip etme refleksi ve özellikle yurtdışında taşıdığımız sorumluluklar da bunda etkili oluyor. Ben aynı zamanda meslektaşım ve tecrübesine her zaman saygı duyarak başvurduğum bir eşim olduğu için kendimi çok şanslı hissediyorum. Ama samimi bir sohbet olduğu için itiraf etmem gerekirse, kızım ve oğlumun zaman zaman “akşam yemeğinde Dışişleri Bakanlığı yuvarlak masa toplantısında gibi  hissediyoruz” yönünde şikayetlerini duyuyoruz.

E.E: Sayın Büyükelçim Dışişleri, daha doğrusu Büyükelçilik gibi böyle büyük bir sorumluluk ve de yoğun bir kariyer sizin tercihiniz mi oldu? Yoksa Dışişlerimizdeki başarılı çalışmalarınız sonunda mı bu önemli göreve geldiniz?

- Dışişleri Bakanlığımıza üniversiteden mezun olduktan hemen sonra, 1991 yılında açılan sınavla girdim. Bir diplomat olarak önceliğim gerek yurtdışında gerek merkezdeki hizmetlerim sırasında ülkemi en iyi şekilde temsil edebilmek ve verilen görevlere layık olmaktı.  Tabiatıyla, diplomatlar bakımından en üst düzey temsili sağlayan Büyükelçilik unvanı  tüm meslektaşlarımın da paylaştığını düşündüğüm hedeftir.
   Büyükelçi olarak atanmaya layık görülmemde meslek hayatımda üstlendiğim tüm  görevlerin katkısı olmuştur. Ama Köstence Başkonsolosluğu görevimin kariyerimde bir dönüm noktası olduğunu düşünüyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin 1924 yılında açılan ilk Başkonsolosluklarından,  Türkiye-Romanya ilişkilerinde önemli bir köprü vazifesi gören Türk-Tatar soydaşlarımızın yoğun olarak yaşadığı Köstence Başkonsolosluğundaki görevim hem mesleki açıdan beni yetiştiren çok önemli bir tecrübe oldu hem de soydaş toplumla, 1990’lardan itibaren ülkeye yerleşen vatandaşlarımızla ve tabii Romen yerel makamlarıyla   sürdürdüğümüz çok olumlu ilişkiler, ayrıca Romen halkından gördüğüm yakınlık ve sıcaklık  Romanya’ya derinden bağlanmama sebep oldu. Bu nedenle bu kez Büyükelçi olarak Romanya’ya tekrar atanmayı büyük bir onur ve ayrıcalık olarak görüyorum. 

E.E: Biraz daha yumuşatalım söyleşiyi. Bir erkeğe eş ve bir evlada anne olmak mı zor, yoksa Büyükelçilik gibi 80 milyonu aşkın bir nüfusa sahip çağ atlayan bir Türkiye’yi bir yabancı ülkede temsil etmek mi?

- Öncelikle şunu vurgulamak isterim: emekli hakim albay olan rahmetli babam ve avukatlıktan emekli annem, mütevazı imkanları içinde iki ablamı ve beni “bileğinizdeki altın bileziğiniz tahsilinizdir” öğüdüyle yetiştirdiler. Uluslararası ilişkiler ve siyaset biliminden  mezun olduktan sonra eğitimime en uygun meslek olarak düşündüğüm diplomasiyi seçtim. Bakanlığa girdikten sonra da kariyerimi  bırakmayı bir an bile düşünmedim. Kendi kızım dahil tüm genç kızlarımıza da her zaman kendi ayakları üzerinde durabilecek şekilde kendilerini yetiştirmelerini ve mesleklerinde ilerleyebilmek için gerekli tek gücün azimleri olduğunu unutmamalarını tavsiye ediyorum.
   Hayatta mesleğin gereklerini ve aile/çocukların sorumluluğunu dengeli şekilde yürütebilmek kolay değil tabii; ama önceliklerinizi bilince her iki kulvarda da zorlukları aşmak mümkün olabiliyor.    

E.E: Sayın Büyükelçim bizim sormayı düşünemediğimiz ve sizin sorulmasını istediğiniz bir soru varsa lütfen hem soruyu ve hem de cevabı alabilir miyim?

   Bu vesileyle Hayat Gazetesi aracılığıyla kıymetli vatandaşlarımıza kısa bir mesaj iletmek isterim. Romanya’da yaşayan 13 bin civarındaki vatandaşımız, 80 milyonu aşkın Türk halkının Romanya’daki aynasıdır. Romen halkının Türkiye’yi layıkıyla tanımasında ve iş dünyasında temsilinde sizlere büyük sorumluluk düşmektedir. Sizlerin burada yaptığınız işlerde sergilediğiniz saygın  duruş, dürüstlük, çalışkanlık, disiplin ve diğer hasletleriniz halklarımız arasındaki dostluğu perçinlemekte ve bizim için gurur kaynağı olmaktadır. Bu duruşun ve birlik- beraberlik ruhunun korunmasına bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da özen gösterileceğine inanıyorum. Hem soydaşlarımızın hem vatandaşlarımızın Romanya’nın sağladığı özgürlük ortamından ve imkanlardan en iyi şekilde yararlanabilmesinde, birlik ve beraberliğimizin muhafazası büyük önem taşımaktadır.
   Bu vesileyle, 2020 yılının Türkiye’ye ve Romanya’ya birlik, dirlik ve iyilik getirmesini diliyor, tüm vatandaş ve soydaşlarımızın yeni yılını bir kere de gazeteniz vasıtasıyla kutlamak istiyor, en iyi dileklerimi sunuyorum.

ERKAN ERUYSAL

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
Reklamı Geç
Advert