Advert
Advert

Büyükelçi Ertaş, «Romania Libera» gazetesine cevap yazdı

Büyükelçi Koray Ertaş Romania Libera gazetesi yazarı Cristian Hagi'ye verdiği cevapta “Ülkemi Romanya’da gizli gündemi olan bir aktör gibi göstermeye çalışmak kimsenin çıkarına hizmet etmemektedir” dedi.

Büyükelçi Ertaş, «Romania Libera» gazetesine cevap yazdı
Bu içerik 697 kez okundu.
Romania Libera gazetesinin internet sayfasında 29 Aralık tarihinde Cristian Hagi imzasıyla yayınlanan "Türkiye neden Dobruca bölgesinde etkinliğini artırmak istiyor" başlıklı makaleye Büyükelçimiz Koray Ertaş bir yanıt gönderdi.
   Büyükelçimiz Koray Ertaş'ın verdiği yanıtı birebir olarak gazetenin internet sitesinde yayınlanırken biz de Büyükelçimiz Koray Ertaş'ın yazısının türkçe tercümesini yayınlıyoruz:

Sayın Hagi,
   România Liberă’da 29 Aralık’ta yayınlanan ve Türkiye’yi farklı konularda itham eden makalenizi dikkatle okudum.
   Türkiye bölgede Romanya’nın en yakın müttefiki ve stratejik ortağıdır. Romanya’nın başarısı Türkiye’nin başarısıdır. NATO’nun doğu ve güney kanatlarında ciddi ortak sınamalarla karşı karşıya bulunduğumuz bir dönemde, ülkemi Romanya’da gizli gündemi olan bir aktör gibi göstermeye çalışmak kimsenin çıkarına hizmet etmemektedir.
Yazınızda yıkılmış olan türbe ve camilerin tamiri, muhtaç çocuklar için kermes düzenlenmesi, Türkçe konusunda akademik toplantılar yapılması, azınlık radyosuna destek verilmesi gibi hususları sanki gizli bir gündemi bulunan saldırgan adımlar gibi takdim ettiğinizi üzülerek gördüm. Türkiye, çok sayıda ülkenin yaptığı gibi dünyadaki soydaş ve vatandaşlarının kültürel ihtiyaçlarının karşılanmasına yardımcı olmaktadır. Benzer faaliyetler Romanya dahil çok sayıda devlet tarafından dünyanın farklı ülkelerinde yürütülmekte, bu faaliyetler medeni dünyada çok kültürlülüğün muhafazası bakımından katkı olarak değerlendirilmektedir.
   Türkiye’nin Romanya’daki Müslüman Türk ve Tatar toplumuna yardımları bu toplum üyelerinin ihtiyaçları ve talepleri doğrultusunda, Romen makamlarının bilgisi dahilinde ve ilgili makamlarla yakın işbirliği halinde ve açık şekilde yapılmaktadır.
   Büyükelçilik ve Başkonsolosluğumuzun, diplomatik sınırlar içinde, azınlığın resmi kurumları olan UDTTMR, UDTR ve Müftülük yönetimi ve mensuplarıyla dostane münasebetleri bulunmaktadır ve yaptığımız her proje buradaki toplum mensuplarının istekleri doğrultusunda gerçekleştirilmektedir. Yazınızı azınlığı temsil eden Sayın Milletvekilleri, Sayın Birlik Başkanları, Sayın Müftü ve Sayın Devlet Sekreteri gibi resmi şahıslar yerine, ismini açıklamadığınız kaynakların iddiaları üzerine kurmanız dikkat çekicidir.
   Söylediğiniz gibi Türk ve Tatar toplumu ılımlı bir Müslümanlık anlayışına sahiptir. Türkiye’nin kültürel ve dini alandaki destekleri bu anlayışın muhafazası bakımından büyük önem taşımaktadır. Bu yönüyle esasen Romanya’da Dobruca Modeli olarak adlandırılan başarılı örneğin muhafazasına destek olunmaktadır.
   Türkiye’nin Balkanlara yönelik politikası iddia ettiğiniz gibi yeni Osmanlıcı değil, tüm Balkan ülkelerinin Avrupa – Atlantik entegrasyonunu hedefleyen bir vizyon temelinde, tarihi olarak çatışmalara sahne olan bu coğrafyada barış ve istikrarın getirilmesini hedefler. O yüzden 1990’lardan sonra NATO’nun, Romanya dahil, Balkan ülkelerini içine alarak genişlemesinin en büyük destekçisi Türkiye olmuştur.
   Yazınızda Sayın Cumhurbaşkanımızın yaklaşık 20 sene evvel hapse mahkum edildiği bir hadiseyi haklıymış gibi yansıtmanızı da hayretle okuduğumu belirtmek isterim. Sayın Cumhurbaşkanımız, ülkemizde demokrasinin standartlarının nispeten düşük olduğu bir dönemde, ülkemizin en büyük şairlerinden Ziya Gökalp’ın tarihi anlam taşıyan bir şiirini okuduğu için hapse mahkum edilmiştir. O dönemde medeni dünya tarafından kınanan bu anti-demokratik uygulamayı bu çağda sanırım hiçbir fikir adamı savunamaz. Başörtülü bir kadının Bakan yapılmasına yönelik eleştirel yorumunuz da şaşırtıcıdır. Demokratik ülkelerde yaşayıp, temel insan haklarını ve din ve vicdan özgürlüğünü ilgilendiren böylesine doğal bir gelişmeyi eleştirebilen gruplar ancak ırkçı ve İslam düşmanı çevrelerdir.
2002’de Ak Parti iktidara geldikten sonra Türkiye’nin AB üyelik planından vazgeçtiğini iddia ediyorsunuz. Türkiye’nin 50 yılı aşan AB üyelik serüveninde en ciddi adımların Türkiye’deki bu iktidar döneminde atıldığını, ekonomik ve siyasi kriterlerin bu dönemde karşılandığını, müzakerelere bu dönemde başlandığını, yeni kurulan Hükümetin de keza AB hedefini bir öncelik olarak ilan ettiğini herhalde bilmiyor olamazsınız. Keza Ak Parti’nin Aya Sofya’nın camiye dönüştürülmesi için çaba harcadığı iddianız da gerçek dışıdır.
   Yazınızda yanlış bilgiye dayalı başka iddialar da var. Bunların hepsine tek tek yanıt vermek istemiyorum. Ancak, şunu bilmenizi isterim ki Türkiye ile Romanya arasında kökleri derinlere inen ve günümüzün stratejik koşullarıyla da perçinlenen çok yakın bağlar mevcuttur. Bu bağlar tabiatıyla belirli çevreleri rahatsız etmektedir. Yazınız ne yazık ki bu çevrelere hizmet etmektedir.
   Sizinle bu konuları konuşmak için bir Türk kahvesi eşliğinde her zaman görüşmeye hazır olduğumu bilmenizi isterim. Bu görüşlerime gazetenizde yer verilmesini rica ediyor, bu vesileyle yeni yılınızı kutluyorum.

Osman Koray Ertaş
T.C. Bükreş Büyükelçisi

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Funda ARAR “Cumhuriyet Balosu” için Bükreş’te
Funda ARAR “Cumhuriyet Balosu” için Bükreş’te
TÜRKİYE MEZUNLARI BÜKREŞ’TE BULUŞTU
TÜRKİYE MEZUNLARI BÜKREŞ’TE BULUŞTU