Reklamı Geç
Advert
Advert

Advert
Advert

Advert
Advert

AKDENİZ-PA 12. GENEL KURULU ROMANYA’DA TOPLANDI

TBMM Başkan vekili Adıyaman Milletvekili Ahmet AydınZeytin dalı harekatı, Kudüs meselesi ve göçmen sorununa değinerek Türkiye’nin gösterdiği insan üstü mücadele ve batının çifte standardına dikkat çekti.

AKDENİZ-PA 12. GENEL KURULU ROMANYA’DA TOPLANDI
Bu içerik 1196 kez okundu.

Romanya’nın başkenti Bükreş’te gerçekleştirilen Akdeniz Parlamenter Asamblesi (AKDENİZ-PA) 12. Genel Kurulu’na; TBMM Başkan vekili ve Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın, Akdeniz Parlamenter Asamblesi Türk Grubu Başkanı, Niğde Milletvekili Erdoğan Özegen, Akdeniz Parlamenter Asamblesi Türk Grubu Üyeleri Denizli Milletvekili Cahit Özkan, Antalya Milletvekili Atay Uslu ve Diyarbakır Milletvekili Altan Tan katıldı.

   15-16 Şubat tarihinde Bükreş’te toplanan Genel Kurul’da; TBMM Başkan vekili Ahmet Aydın Terörle Mücadele, Göç, İşbirliği ve Güvenlik konularında bir konuşma yaptı.

   Aydın yaptığı konuşmada, Zeytin dalı harekatı, Kudüs meselesi ve göçmen sorununa değinerek Türkiye’nin gösterdiği insan üstü mücadele ve batının çifte standardına dikkat çekti.

   Aydın, “Kimse yanı başımızda olup biten gelişmelere, ulusal güvenliğimizi doğrudan ilgilendiren meselelere kayıtsız kalmamızı bizden bekleyemez. Bu koşullarda kendimizi korumak bir zorunluluktur. Türk Silahlı Kuvvetleri, sınırlarımızın güvenliğini sağlamak, Afrin bölgesindeki PKK/KCK/PYD-YPG teröristlerini etkisiz hale getirmek ve bu suretle dost ve kardeş bölge halkını teröristlerin zulmünden kurtarmak amacıyla 20 Ocak tarihinde “Zeytin Dalı Harekâtı” başlatmıştır.” dedi.
   Sivil halkın zarar görmemesi için her türlü tedbirin alındığını da ifade eden Aydın “Bu zaten, dış politikamızın temelinde yatan insani yaklaşımın da gereğidir.” diyerek konuşmasında şunları ifade etti:
   
   Türkiye, gerek yakın bölgesinde gerek dünyanın farklı coğrafyalarındaki tüm gelişmeleri, uluslararası toplumun farkındalığı yüksek bir üyesi olarak dikkatle izlemektedir. Türk dış politikasında temel ilkemiz, “Yurtta Barış, Dünyada Barış”tır. Bu amaç doğrultusunda, ülkemiz, girişimci ve insani bir dış politika konsepti geliştirmiştir. Bu konsept, esasen “halkımızın girişimci ruhunu ve insani değerlerini” yansıtmaktadır.
   Türkiye, göç için hem transit ülkedir hem de göçmenlerin sığındığı bir ülkedir. Suriye'deki şiddetten kaçarak ülkemize sığınan Suriyelilerin sayısı 3,5 milyona yaklaşmıştır. Biz, girişimci ve insani dış politikamızla, Suriye'deki krizin çözülmesi için gerekli adımları attık ve atacağız. Suriyeli kardeşlerimiz, dil kursları, eğitim-öğretim, sağlık hizmetleri ve istihdam imkânlarından yararlanmaktadır. Bu yöndeki çalışmalarımızı, sürdürülebilir kalkınmanın temeli eğitimdir anlayışıyla yürütüyoruz. Bu çalışmalarımız aynı zamanda, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleriyle de uyumludur.  
   Suriye'deki savaş yedi yıldır sürüyor. Bundan en çok Suriye halkı ve komşu ülkeler zarar gördü. Türkiye olarak, Suriye'de gerek sahada sükûnetin korunması gerek siyasi süreçte ilerleme sağlanabilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 
   Ancak, kimse yanı başımızda olup biten gelişmelere, ulusal güvenliğimizi doğrudan ilgilendiren meselelere kayıtsız kalmamızı bizden bekleyemez. Bu koşullarda kendimizi korumak bir zorunluluktur. Türk Silahlı Kuvvetleri, sınırlarımızın güvenliğini sağlamak, Afrin bölgesindeki PKK/KCK/PYD-YPG teröristlerini etkisiz hale getirmek ve bu suretle dost ve kardeş bölge halkını teröristlerin zulmünden kurtarmak amacıyla 20 Ocak tarihinde “Zeytin Dalı Harekâtı” başlatmıştır. Harekât, terör unsurları bölgeden temizlenene dek sürdürülecektir. Amacımız asla ve asla toprak elde etmek değildir. Türk ve Suriye halklarının huzur içinde yaşamasını ve teröristlerin hem Türkiye hem Suriye'ye yönelik saldırılarını engellemek temel maksadımızdır. 
   Sivil halkın zarar görmemesi için her türlü tedbiri alıyoruz. Bu zaten, dış politikamızın temelinde yatan insani yaklaşımın da gereğidir. Uluslararası medya organlarında maalesef çok yanıltıcı haberler yayınlanmaktadır. Bu operasyon, uluslararası hukuka uygun şekilde ve Suriye'nin toprak bütünlüğüne saygı temelinde gerçekleştirilmektedir. Bu operasyonun temel dayanakları, Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. Maddesinden kaynaklanan meşru savunma hakkı ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin terörizmle mücadele konulu 1373 (2001), 1624 (2005), 2170 (2014) ve 2178 (2014) sayılı kararlarıdır. Burada saldırıya uğrayan Türkiye'dir, saldırgan olan teröristlerdir. Pek çok insanınız şehit olsa, tepkisiz mi kalırdınız? Bu, halkın sesi parlamenterler olarak halkınıza karşı sorumluluğunuzu unuttuğunuz anlamına gelmez miydi? 

   Filistin Meselesi, küresel bir insanlık sorunudur. Filistin meselesine adil, sürdürülebilir ve kapsamlı çözüm bulunmadan, bölgesel ve küresel barışın sağlanması mümkün olamaz. Filistin meselesinin yegâne çözüm yolu, 1967 sınırları dâhilinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi devamlılık içerisinde bir Filistin Devleti'nin vücut bulmasıdır. 

   Kudüs'ün statüsüne ilişkin karar tasarısı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde sadece ABD'nin vetosu yüzünden kabul edilemedi. Bu durum, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin artık adalet ve barış sağlayamadığını bir kez daha tüm dünyaya ilan etti. 

   Tüm haksızlık ve zalimliklere rağmen, yine de adil bir küresel düzen için ümidim tamdır. İnsanoğlu ümitsiz yaşayamaz. ABD'nin vetosuna rağmen, öncüsü olduğumuz Kudüs kararının Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda 21 Aralık 2017 tarihinde ezici çoğunlukla kabul edilmesi, bu haklı davamızda yalnız olmadığımızı ispat etmiştir. Kudüs meselesinin, sadece Filistin ve Müslümanların değil; tüm insanlığın, hak ve adaletten yana olan tüm milletlerin ortak davası olduğunu kanıtlamıştır. Kudüs konusunda küresel bir konsensüs sağlanmıştır. Bu karar, Sayın Cumhurbaşkanımızın “dünyanın beşten büyük olduğuna” dair tespitinin tezahürüdür. ABD yönetimi, aldığı yanlış karardan geri dönmelidir.

   Girişimci ve insani dış politikamız çerçevesinde, mazlumların yardımına koşmakta; yoksulluk, çatışma ve doğal afet yaşayan halklara yardım elini uzatmaktayız. Küresel İnsani Yardım Raporu'na göre ülkemiz, gerçekleştirdiği 6 milyar ABD Doları tutarındaki insani yardımla 2016 yılında dünyanın 2. büyük donör ülkesi olmuştur. Türkiye, insani yardım miktarının milli gelire oranına göre “dünyanın en cömert ülkesi” konumundadır. 

   Son olarak, küresel bir tehdit olan hepimizin can güvenliğini tehdit eden terörizmle mücadelenin önemini vurgulamak istiyorum. Ülkemiz, FETÖ, PKK/PYD-YPG, DEAŞ, DHKP-C, ne şekilde tezahür ederse etsin, tüm terör örgütlerine karşı küresel mücadelenin önemli olduğunu savunmaktadır. Terörle mücadelede esasen, terörizmin ve aşırıcılığın kökenine inmek gerekmektedir. Yönetim zafiyetlerinin, sosyo-ekonomik eşitsizliklerin, kırılganlıkların ve zayıf noktaların ortadan kaldırılması için samimi ve somut çabalar gerekmektedir.


TBMM Başkan vekili Ahmet Aydın, Genel Kurul sonrası AA muhabirine yaptığı açıklamada şunları söyledi:  AKDENİZ-Pa dönem başkanı olarak ve aynı zamanda TBMM Başkan vekili olarak Bükreş’e geldik ve aynı zamanda  Akdeniz Parlamenter Asamblesi mensubu olan değerli milletvekili arkadaşlarımızla bir dizi program gerçekleştirdik. Bugün genel kurulda Türkiye adına, Türkiye’nin tezlerini ileri süren başta göç sorunu olmak üzere, terörle mücadele, Afrin konusu ve diğer mülteciler başta olmak üzere pek çok konuda Türkiye’nin tezlerini ifade ettik. Bu anlamda bütün dünyayı samimi ve net bir duruşa davet ettik. Zira çifte standartlarını görmek mümkün. Türkiye, gerek terörizmle mücadelede, gerek mülteci sorununda insan üstü bir gayret gösterirken batının çifte standardını, samimi olmayan yaklaşımlarını da ortaya koyduk ve bu anlamda batıda yükselen yeni utanç duvarlarının da bizi üzmekte olduğunu ifade ettik. Dolayısıyla çok önemli bir konuşmaydı. Türkiye’yi güzel bir şekilde temsil ettik.
   Yine Bükreş’te çok değerli Büyükelçimiz ve milletvekili arkadaşlarımız ile birlikte Maarif Vakfı, Yunus Emre Enstitüsü ve TİKA kuruluşlarımızı ziyaret ettik. Buradaki kuluşların faaliyetlerini yakından inceleme imkanı bulduk. Bugün yine başka bir önemli ziyaret Romanya Ticaret Odası Başkanını ziyaret ettik ve gerçekten Türkiye dostu olduğunu çok yakından müşaade ettik. Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmesi için çok hevesli, çok arzulu. Sayın Cumhurbaşkanımıza karşı çok sıcak ve samimi bir yaklaşımı var. TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu’na kardeşim dediği derece Türkiye’yi seven biri. Ve bu anlamda da 15 Temmuz’da ilk tepkisini ortaya koyan isimlerden bir tanesi ve 15 Temmuz’dan sonra buradaki yatırımcılarımızın zarar görmemesi için olağanüstü çaba sarfetmiş birisi. Türkiye ile Romanya arasında 5,5 milyar dolarlık bir ticaret hacmimiz var. Yine Romanya’da bulunan Türk yatırımcılarının 6 milyar dolarlık bir yatırım var. Ciddi sayıda bir yatırımcımız var. Yatırımcılarımızın önünün açılması, herhangi bir engel konulmaması adına buradaki kuruluşlarla da ilişkilerimizi çok sıcak tutmaya gayret ediyoruz. Çok verimli ziyaretler oldu.

    Akdeniz Parlamenter Asamblesi Türk Grubu Başkanı, Niğde Milletvekili Erdoğan Özegen ise AA muhabirine yaptığı açıklamada Toplantıda özellikle terör konusunda Türkiye’nin görüşlerini ifade ettik ve kayıda geçirdik. Türkiye şu anda sınırlarından terörizmle büyük bir mücadele ediyor ve terörle büyük mücadele içerisinde bulunan ülkelerin başında geliyor. Ve bu konuda dünaydaki terörizmle Türkiye gerçekten takdire şayan bir mücadele yürütüyor. Biz de bugün Parlamenter Asamblesinde bunu dile getirdik. Görünüşte ittifak içirisinde olduğumuz, müttefik olduğumuz, kimi dost ülkeler olarak kabul ettiğimiz müttefiklerimizin bir terör örgütünü tasfiye ederken diğer bir terörö örgütünü yaratma gayret ve çabaları artık gün ışığına çıkmıştır. Bu konuda terörle mücadelede tüm dünyayı samimiyete çağırdık.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
AK Parti Heyeti Romanya'da Temaslarda Bulundu
AK Parti Heyeti Romanya'da Temaslarda Bulundu
KİP, Avrupa’daki ilk mağazasını Romanya’da açtı
KİP, Avrupa’daki ilk mağazasını Romanya’da açtı