ŞOVALYELER DİYARI MALTA
Çarşamba, 14 Aralık 2011 19:09

Soğuk kış aylarında sıcak ülkeleri keşfetmek gibisi yoktur.  Hiç unutmam, 11 yıl önce istanbulda 20cm kar varken ben tropikal bir ülkede 30 °C'de denize giriyor ve ulaşım teknolojisinin geldiği noktaya şükrediyordum.  30-40 yıl önce ulaşım teknolojisi , dünyanın ekonomik, sosyal ve siyasi yapısı herkesin  bu günkü gibi gezebilmesine olanak vermiyordu. Bu olanakları kullanmaya ve şükretmeye devam.
Akdenizin ortasında bulunan Malta, kolaylıkla ulaşıp 3-4 günde keşfedebileceğiniz sıcak  ülkelerden biri.  Öyle adı sanı pek duyulmasa da gittiğinizde şaşırıp ''vay be'' diyeceğiniz bir sürü özelliği var. Tarihte hemen hemen bütün büyük uygarlıklar (Romalılar, Kartacalar, Bizanslılar, Araplar, Fransızlar son olarakta İngilizler) tarafından zaptedilmiş, bir tek Osmanlılara karşı direnmişler ve bununla da yüzyıllarca övünmüşlerdir.
Toplamda 5 adadan oluşan Malta'nın yaklasık 400 bin nüfusu vardır. Gelirinin %90'ını turizmden elde ettiği için son derece turistik bir yerdir. Deniz-güneş-kum üçlüsü turistleri mıknatıs gibi çeken ana unsurlar olsa da tarihi, doğası ve kendine has özellikleri Malta'yı iyice cazip kılmaktadır.
Malta'yı gezmeye başladığınızda dikkat çeken ilk şey 2-3 katı geçmeyen, malta taşından yapılma 200-300 yıllık, çatısı olmayan evleridir. Malta taşının kendine has sarı rengi yeterince hoş  ve sağlam olduğundan dolayı çevrede pek boyalı ev yoktur. 
Valetta, Malta'nın başkenti olup birçok müze, katedral, show merkezi, tarihi ve kültürel binaya ev sahipliği eder. Daracık sokaklarında yürürken arap tarzı cumbalı evlerle, üzeri heykellerle bezenmiş küçücük kiliselerle, atlı polislerle veya faytonlarla  karşılaşabilirsiniz. Şehri saran ve hala dimdik ayakta duran surları, İngilizlerin 2. dünya savaşında karargah olarak kullandıkları kale altı dehlizleri ve botanık bahçesi Valletta'da ziyaret edilmesi gereken yerlerdendir. Kendine has belediye otobüsleri şehrin simgesi olmuştur.
Valetta'ya 10 km mesafedeki Medina şehrinde işkence müzesi, Gladiator filminin çevrildiği tarihi mekanlar ve 600-700 yıllık dev kiliseler bulunur. Malta'nın 2. Büyük adası olan Gozo adasında İngilteredeki Stonage benzeri ve sırrı hala çözülememiş eski uygarlıklardan kalan taş dikitler ve mağaralar bulunur.
Maltanın resmi dili -arapça kelimelerin bol olduğu- Maltaca'dır ama 150 yıl suren ingiliz sömürgesinden dolayı hemen hemen herkes ingilizce bilir. Trafik ingilteredeki gibi soldan akar.
Malta şovalyeleri  figürü turistik bir obje olarak kullanıldığından ve akıllarda Osmanlı'nın Malta’yı 4 ay boyunca işgal ettiği canlı tutulduğundan, Maltalılar -her ne kadar medeni olsalarda- Türklere pek sıcak bakmazlar. Tabi bu durum Maltayı gezmeye engel değildir.  2008'den beri Avrupa birliği üyesi olduğu için oturumu olan Türk vatandaşlarına vize uygulamıyor.
Yeni yılınızın sağlık, mutluluk ve keşiflerle dolu olmasını dilerim.

 

Mustafa Reyhan
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir