|
Perşembe, 29 Eylül 2011 19:06 |
|
Son yıllarda yapmış olduğu atılım ve politikalarla dünyanın en önemli ekonomik güçlerinden biri haline gelen Çin'in 2020'lerde dünyanın en zengin ekonomisi olacağı öngörülmektedir. Toprak alanı olarak dünyanın en büyük dördüncü alanına sahip olan bu ülke, yaklaşık 1.5 milyar nüfusuyla da dünyanın en kalabalık ülkesi olup, dünya nüfusunun yaklaşık %20'sine ev sahipliği yapmaktadır. Her ne kadar sosyalizmle yönetiliyor gibi gözükse de kapitalizmin bütün Çin'e hakim olduğu gerçeği gezenleri hayrete düşürmektedir. Eğitim ve teknoloji alanında hızla ilerleyen bu gizemli ülkede ingilizce konuşabilenlerin sayısı ingilizcenin ana vatanı olan İngiltere ve Amerikada ingilizce konuşanlardan fazladır. Çin'in başkenti olan Pekin, 25 milyonluk nüfusuyla en kalabalık nüfusa sahip şehir olup yüzlerce turistik objeyi de bünyesinde barındırır. Dünyanın 7 harikasindan biri olan, 2500 yıldır ayakta duran ve toplam boyu 6.000km'yi bulan, 6m genişliğinde, 7m yüksekliğindeki Çin seddi'nin önemli bir kısmı Pekin yakınlarında bulunur. 440.000m2 alanıyla dünyanın en geniş alanı olan ve 1 milyon insanın sığabileceği hesaplanan Tian-an-men meydanı ve içerisinde 980 binanın bulunduğu Yasak şehir yine Pekin'dedir. Yasak şehri gezmek artık serbest ama burayı gezenler ilk başlarda mimarisi ve abartılı detaylarından etkilenselerde bitmek tükenmek bilmeyen avlular ve aynı tip binaları gördükçe ''keşke yine yasak olsaydı da hiç girmeseydik'' diyebilirler. Çin seddi ve Tian-an-men meydanını gezdikten sonra sonra Pekin ördeği yemek, Çin akrobatların gösterileri izlemek ve devasa hayvanat bahçesini ziyaret etmek Pekin'e uğrayanların mutlaka yapılması gereken aktiviteleridir. Şhangai, Çin'in ticari başkenti sayılır. Üretim yapan fabrikaların çoğu bu şehre yakın şehirlerdedir. Yüzlerce gökdeleni ile Newyork'u andırsa da trafikte koşturan binlerce bisiklet ve baharat kokusu size bir uzak doğu ülkesinde olduğunuzu hatırlatır. Çin'e ilk ziyaretimi 2004 yılında Kubilay Eker ile yapmıştım. O zamanki patronumuz sevgili Sedat Enis, bizi piyasa araştırması için göndermişti. Guangzhou şehrindeki Canton Fuarı'nı o zaman keşfettik. Her yıl nisan ve ekim aylarının 2. Haftası düzenlenen bu fuar, ihraç malları ağırlıklıdır ve bu fuarı ziyaret eden herkesin aklında mutlaka yeni fikirler oluşur. Makineden oyuncağa, elektronik eşyadan inşaat malzemelerine yüzbinlerce ürün 4 gün boyunca sergilenir. 4. günün sonunda belki de 50km den fazla yol yapmış olmanın verdiği yorgunluğu her köşede bulabileceğiniz ''ayak masajcıları'' sayesinde giderebilirsiniz. Hong kong sınırında 50km mesafede olan Guangzhou'da dünyanın en büyük televizyon kulesi de bulunur. Her şehirde bolca bulunan tapınak vari turistik binalarındaki işleme detayı ''bu çinliler manyak'' dedirtecek miktarda yoğun ve büyüleyicidir. Özellikle mermer ve taş işlemelerdeki detay müthiş bir sabır ve dirayet gerektirmektedir. Xian şehrinde bulunan ve binlerce heykelden oluşan ''stone army'', her biri farklı ve çok detaylı yüz şekillerine sahiptir. Bu heykeller Cengiz han'ın akıncılarının uzaktan baktıklarında canlı birer asker sanmaları için yapıldığı düşünülmektedir. Çin'de hemen hemen bütün tanınmış ürünlerin ''çakma' diye tabir edilen taklitleri bolca bulunur. Test etmek yeterli olmayabilir çünkü testlerinide 'çakma' olarak sağlayabiliyorlar. O yüzden sokaktan herhangi bir ürün almamanızı tavsiye ederim. İyi keşifler..
Mustafa Reyhan
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
|